Zigana

Dağcılık kulübünde birkaç yılını harcamış her insan için Zigana’nın yeri başkadır. Haftasonu gidip, et yiyerek dönmeye benzemez. Benim için çok daha farklı. Burada hayatımdaki birçok şeyi değiştirdim. Adeta devrim.

1387025490511

Yağmur eğitime gidelim dediğinde aklımda planlar dolanmaya başlamıştı.  Planları Cuma günü gidip,  Pazar günü dönmekti. Ben ise uzun zamandır kendimi zorlamadığım için Zigana’ya bisikletle gitmeyi düşünüyordum. Benim planım ise Cumartesi günü Zigana’ya pedallamak, Pazar günü dönmekti. Planım belli olduğu halde sürekli uğraşacak birşeyler buldum ve bisikletimle ilgilenemedim. Karda sürdüğümden beri arka fren hiç tutmuyor, ön frenin ise elden geçmesi gerekiyordu.

Cumartesi sabahı sıcak yatağımdan kalktığımda dışarıda sert bir hava vardı, bulutlar sanki yukarıda benim dışarı çıkmamı bekliyordu. O anda bisikleti aklımdan çıkardım. Hem hava durumu kötüydü, hem de bisikletin az da olsa illa elden geçmesi gerekiyordu. Ben de güzel bir kahvaltı yapıp öğlene doğru minibüs ile Zigana’ya karar verdim.

Kahvaltının ardından hazırlanarak yola koyuldum. Otogara giderek 12:00 minibüsüne bindim. 13:00 gibi tünel girişine ulaştım. Buradan sonra yürüyerek geçide doğru devam ettim. Soğuk ve keskin bir hava vardı. Etrafı izleyerek önce geçide, sonra da kamp alanına ulaştım. Dağevine girdiğimde saat 13:50’ydi. Burada Yağmur’la oturduk, konuştuk, 14:30 gibi zirve denemesi yapmaya karar verdik. Ben de çantamda bulunan plastik botlarımı giyerek hazırlanmaya başladım.

Çadırın yanında Mustafa ve Ali ile buluşarak zirveye hareket ettik. Önce eski telesiyeje, sonra terkedilmiş kulübeye ulaştık. Güneş alçalmaya başladıkça sıcaklık iyice düşüyor, rüzgar esiyordu. Sol tarafta ise fırtına bulutları usul usul yaklaşıyordu. Gökyüzünde dolunay belirmeye başlamıştı. Bir süre devam ettik ve 16:00 gibi dönüş kararı aldık. Karanlıkta dağevi’ne ulaştık. Burada bir süre takıldık. İçeride çanlı müzik vardı ama şarkıyı bilmediğimden eşlik edemedim.

Burada bir süre vakit geçirdikten sonra çadıra giderek yemek yedik. Mustafa güzel bir “tavuk sote” yapmıştı. Yemeğin ardından çadırdan ayrılarak dağevinde geceyi geçireceğimiz odaya gittik. Bir süre sonra Ali ve Mustafa geldi. Beraber vakit geçirdikten sonra çadıra gitmek üzere ayrıldılar. Bizde yatıp uyuduk. Dağevi sayesinde güzel bir uyku çektim. Sadece terlediğim için bir kere uyandım.

Sabah kalkınca beraberce kahvaltı yaptık. Ardından Mustafa ve Ali kar barınakları yapmaya başladılar. Biz de arasıra bakıp tekrar dağevine dönüyorduk. Barınaklar tamamlanınca kamp toplandı ve dönüşe geçtik. Öğlene doğru minibüse bindik ve Trabzon’a döndük. Burada ekipten ayrılıp yemek yedim. Ardından eve kadar yürüdüm…

Zigana’ya gitmişken,

Et yemeden dönmeyin, yazın gitmişseniz Limni Gölü ziyaret edilebilir. Ayrıca Zigana’da Kuzeybatı – Kuzey yönüne gidilirse yaylalar üzerinden Akçaabat’a, Güneydoğu – Doğu yönünde gidilirse yine yaylalar üzerinden Sümela Manastırı’na ve Uzungöl’e ulaşılabilir.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s