Rize Fotomaratonu (Ödül Töreni)

Çekimleri teslim ettiğimizde ödül törenine gelmeye zaten karar vermiştik. İddialı fotoğraflarımız olmasa da ödüllerin fazlalığından dolayı ödül almamız bizi çok da şaşırtmayacaktı. Ayrıca yapılacak olan kokteyl bizi bu törene getirmeye yeterdi.

Tören günü akşam yola çıktık. Yine otostop ile Rize’ye ulaştık. Ancak hava yağışlıydı. Bindiğimiz tır bizi merkezden kilometrelerce uzakta indirdi. Önce sahil yolundan kurtulabilmek için bir süre şehirin dışına doğru ilerledik. Sonrasında bir kavşağa ulaştık ve dönerek şehir merkezine doğru ilerlemeye başladık. Yürüyüş çok uzun ve zorlu oldu. Kültür Merkezine vardığımızda yorgun ve sırılsıklam haldeydik. Salonu bularak girdik ve yerimizi aldık.

Konuşmaların ardından sıra ödüllere geldi. Öncelikle sergileme ödülü alanlar açıklanmaya başlandı. Fotoğrafları gördükçe ödülün bize ne kadar yakın olduğunu tahmin edebiliyorduk. Çok geçmeden perdede Cem’in GoPro ile çektiği fotoğraf belirdi. Birkaç fotoğraf geçtikten sonra ise benim çekmiş olduğum bir fotoğraf gösterildi ve ismim okundu. Gösterim tamamlanınca ödüllerimizi gösterinin sonunda alabileceğimiz belirtildikten sonra mansiyon ödülleri gösterildi. Açıkçası burada da bir fotoğrafımız ödül alsa şaşırtıcı olmazdı, ancak öyle olmadı; alamadık. Sıralamada ilk üçe giren fotoğraf görece güzel olsa da benim beklentim daha ciddi birşeylerin çıkması yönündeydi.

Tören tamamlanınca kokteyl salonuna yöneldik. Tabaklara ve içeceklere yapılan ilk sortinin ardından ödülün peşinden gitmeye karar verdik. Dosyaların masaya gittik. Ancak korktuğumuz başımıza geldi. Hiçbir belgede isimlerimiz yoktu. Görevli ismimiz olmadığını söyleyince tekrar itiraz ettik ve yetkili biriyle görüşmek istediğimizde standtan ayrılarak elinde dosyalar olan başka birisine gitti ve elinde dosyalarımızla geri döndü. Artık katılım belgelerimizi ve para ödülümüzü almıştık. Tekrar kokteyl salonuna girdiğimizde yenecek birşey kalmamıştı. Biz de oradan ayrılmaya karar verdik.

Mutluyduk. Daha önce yaptığımız gibi Pide yiyerek karnımızı bir güzel doyurduk. Üzerine kadayıf yedim. Sonrasında Trabzon’a gitmek üzere dışarı çıktık. Kestanecinin önünden geçerken yine “100 gr 1 tl” yazıyordu. Bozuk paralarımızla kestane aldık ve sahil yolunda otostop çekmeye koyulduk. 3 farklı vasıta kullanarak Trabzon’a ulaştık.

Yolda bir sürücü ile Cem arasında yarışma döneminin en güzel repliği geçti.

S: Neredensin sen?

C: Trabzon’da okuyorum ama Rizeliyim. Çayeli. Siz?

S: Hmm. Ben de buralıyım ama Napoli’de oturuyorum.

C: Neresi?

S: Napoli, Napoli…

C: Napoli ne tarafta kalıyordu?

S: İtalya.

C: (a problem has been detected and windows has been shutdown to prevent damage to your computer)

Geriye yarışmadan önce anlaştığımız gibi kazandığımız ödülün bir kısmıyla pastalı, tatlılı kutlama yapmak kalmıştı. Bir kaç gün sonra bunu da gerçekleştirdik.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s