Ordu Samsun İzmir Turu – 8. Gün – SON (Tarihi Asansör, Bisiklet Gezintisi)

izmir 4

18 04 2014

Şu arka planda çaladursun.

Sabah 6′ da başlayan uyanma denemelerimiz 07:00’de evden çıkmamızla sonuçlandı. Cihad bizden bir önceki otobüse bindi, biz bir sonrakini bekledik. Maksure’yi Nergiz istasyonuna bıraktım. Bostanlı’ya doğru yürümeye başladığımda hafif yağmur atıştırıyordu. Bir anda yağmur bastırdı ve anında sırılsıklam oldum. Su geçirmez ceketimi giymeye fırsat bile bulamadım. Kaztüyü ceket de su alıp üzerime yapışınca iyice üşümeye başladım. Üstüne bir de yönümü kaybettim. Ellerim de ıslak olduğındam telefonumu kullanamadım. Tahmini olarak gidip bildiğim bir caddeye ulaştım. İlk olarak otobüs bürosuna giderek servis hakkında bilgi aldım. Yağmur durmasını beklemek için gördüğüm korunaklı yerlerde bekledim. Yağış hafifleyince Bostanlı iskelesine gittim. Buradan Konak’a geçerken aklıma bisiklet kiralamak geldi. Bu şekilde de gezebilirdim. Ayrıca sistemi test etmiş olurdum. Konak’ta vapurdan inince bisiklet kiralama çabalarım sonuçsuz kaldı. Billboard ta yer alan numaradan görevlilere ulaşarak yardım aldım. Yine halledemeyince görevli yollayacaklarını 15-30 dakika içinde yanıma ulaşacaklarını söylediler. Dedikleri gibi oldu. Sorunun çözümü kaba kuvvet kullanmakmış. Bisikleti alınca ilk olarak Konak Meydanına gittim.

DCIM100GOPRO

Oradan sola dönüp ara sokaklara girdim. İç taraftan pasaport civarlarına kadar gidip geri döndüm. Bu sırada sabahtan beri birşey yemediğimi unutmuş bulunmaktaydım. Konak civarında bir simitçiye asansöre nasıl gideceğimi sordum.

IMG_2837

Tarihi Asansör Konak Meydanında yaklaşık 1,5 kilometre güneybatıda diğer bir değişle üçkuyular yönünde bulunuyor.  Asansör sokağına girmek için tabelayı görünce sağa dönüyorsunuz. Burada güzel bir sokak var. Dar sokaktan ilerlediğiniz asansör karşınıza çıkıyor.

GOPR2739.MP4_000339472

Asansöre varıp fotoğraf çekmeye çalıştığım sırada güvenlik görevlisi yukarıya bisiklet ile çıkabileceğimi söyledi.

GOPR2739.MP4_000360960

Asansöre binip, çıkmaya başladığımda çok güzel bir müzik çalmaya başladı. Bu esnada asansör yükseldikçe eski İzmir fotoğrafları yukarıdan aşağıya akmaktaydı. Müthiş bir uyum!

GOPR2739.MP4_000382632

Bu müziği ve sanatçıyı daha sonra buldum. Turla ilgili en büyük pişmanlığım bu sanatçıyı tanımadan yaşadığı çevreyi gezmiş olmam, evinin önünden geçmem, müziğini dinlemem…

Bisikletle yukarıya çıktım ve fotoğraf ve videolar çektim. Öylece durup şehri izledim. Bir süre sonra yine asansör ile indim. Urla’ya giderken gördüğüm “Fuji” bayrağının peşine düştüm ancak bulamadım. Öncek Konak Meydanına, oradan Pasaport’a sonrasında Alsancak’a geçtim. Bu sırada hala aç olduğumu hatırladım ve sahilden içeri girerek pastane buldum. İki boyoz, bir tane de zeytinli poğaça aldım. Bunları yiyerek sahilde dolaştım. Bu sırada fotoğraf ve videolar çektim.

DCIM100GOPRO

Servis saatim olan 12:30’a bir saat kalması nedeniyle bisikleti teslim edip vapurla Bostanlı’ya gitmem gerekiyordu. Pasaport’taki bir sonraki vapurun 12:00’de olduğunu farkettim. Hızlıca Konak iskelesine geçtim. Bisikleti teslim ederken yine sorun yaşadım. Telefon ile yarım alarak -yine kaba kuvvet kullarak- bisikletin iadesini sağladım ve vapura geçtim. İskeleye girdiğimde Bostanlı vapurunun yine 12:00’de olduğunu, Karşıyaka’ya ise 11:40 vapuru olduğunu öğrendim. Hemen vapura bindim ve Karşıyaka’ya geçtim. Stresli bir yürüyüş ile bilet satış ofisine ulaştım. Servis aracına bindim ve otogara döndüm.

Otobüs yolculuğu süresince önceki otostop turunda saatlerce beklediğimiz noktaları gördüm. Turgutlu, Salihli, Uşak, Merzifon…

Günlerin yorgunluğuyla rahat bir yolculuk yaptım. Daha uzun sanıyordum ancak İstanbul – Trabzon seferinden yaklaşık iki saat uzun bir yolculuk oldu. Sabah Trabzon’a vardığımda unutkanlığımın etkisiyle otobüste içinde dergi, haritalar, bisiklet malzemeleri olan poşetimi unuttum. (Önceki otostop turunda da çakımı kaybetmiştim.)

Benim için bir tur da böyle son bulmuştum ama poşetin macerası devam etti. Kendinden dinleyelim.

“Sahip beni otobüste unuttu. Rize’ye gittik. Dönüşte otogarda inecektim ama uyuyakalınca Trabzon’u kaçırdım. Uyandırmadılar da. Sabah gözümü açtığımda Adana’ya gelmiştim. Adana harika bir şehir. Burada bana dediklerine göre tekrar Rize’ye dönecektik. Dönüşte sahip otogara gelip beni aldı ve benim tur da bitti. Ama iyi gezdim bedavadan.”

Asansörde çalan şarkıya ve söyleyen sanatçıya gelince. Dario Moreno. Şarkı bu yazının başında mevcut. Asansöre çıkan güzel sokak Dario Moreno sokağıdır. Burada Dario Moreno’nun evi bulunmaktadır. Malesef ben bunları bilmeden geçip gittim o sokaktan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dario_Moreno

asansorpan

 

Ordu Samsun İzmir Turu – 7. Gün (Kemeraltı, Kordon, Adnan Saygun)

Izmır 3

17 04 2014

Gece 02:00’ye kadar fotoğraflara ve videolara bakmıştım. Geç uyumama rağmen uykumu düzene sokabildiğim için sabah erken vakitlerde birkaç kere uyandım. Ancak uyku tatlı geldi ve kalkmadım. Son olarak 09:00 gibi uyandık. Kesin bilgi. Acele etmeden hazırlanıp çıktık. Otobüs ile Bostanlı’ya gidip oradan vapur ile Konak’a geçtiğimizde saat 12’yi bulmuştu. İlk olarak konak meydanına gittik. Kahvaltı yapmak için pastane ararken Kemeraltına girmeye karar verdik. Kemeraltına girince rastgele gezmeye başladık.

GOPR2652.MP4_000005588Dönüşte ise Maksure’ye ayakkabı bakmak için birkaç dükkana uğradık. Gezerken dün arayıp bulamadığımız bozacıyı bulduk. Tadını bilmediğimiz için tek bardak aldık ve içine tarçın da koydurduk. İyi ki de öyle yapmışız. Maksure ilk yudumdan sonrasını içemedi. Ben de bardağı bitirmek için baya zorladım. Tadı kötü değil, iyi ise de değil. Garip bir tadı var.

GOPR2653.MP4_000018268Bozadan sonra Decathlon’a gitmeye sonrasında tekrar kemeraltına gelip, asansöre geçip, oradan da AASSM’ye geçmeyi planlıyorduk. İZBAN ile Decathlon’a gittik ancak çok oyalandık. Çıkışta da kahve içmek için başka biryere girdik. Dönüşte İZBAN’a bineceğimiz sırada AVM içerisinde patenci küçük arkadaşları gördük ve konuştuk. Muhabbetimiz trende de devam etti.

GOPR2657.MP4_000120220Trenden Alsancak istasyonunda indik. Kordon boyunca yürüyerek Konağa devam ettik.

IMG_2784Pasaport civarında Cihad arayınca kalan gezi planımızı iptal edip “kumru” yemeye gittik. Biz yemeği beklerken Maksure Kemeraltından süs eşyası aldı. 19:30’da konsere yetişmek için hızlıca ayrıldık mekandan. Adnan Saygun’a giden otobüsü sorduk ve AASSM’ye geçtik. Şans eseri Sercan’da aynı otobüsteymiş. Salon doluydu. İstanbul konseri kadar olmasa da çok güzel bir konser izledim yine.

IMG_2791Çıkışta imza almak ve fotoğraf çekinmek için şansımızı denedik ancak başaramadık. Çıkşta önce otobüs ile Konak’a ardından vapurla Bostanlı’ya sonrasında otobüs ile Yamaçevler’e gittik. Eve varınca oturup sohbet ettik. Dördümüz birlikte hatıra fotoğrafı çekindik.

IMG_2794

IMG_2798Sabah Maksure’nin uçağı olduğu için 12:00 gibi yattık. Ve benim #denişik planlarım.

Ordu Samsun İzmir Turu – 6. Gün (Urla, Konak Meydanı, Alsancak)

İzmir 2

16 04 2014

Günün notlarını tabletime yazdım, duş aldım, cihazları şarja taktım derken 01:00 gibi uyudum. Saat 02:00 gibi huzursuz bir şekilde uyandım. Tekrar uyumam saat 03:00 ü buldu. Daha sonra uyandığımda saat 07:00 idi. ağır ağır hazırlanarak 08:20’de kahvaltıya indik. Güzel sayılacak bir kahvaltı yaparak hızlıca otelden ayrıldık ve Selçuk Tren Garına gittik. 09:00 trenine bindik. Saat 11:00 gibi Basmane Garında indik.

IMG_2684Buradan metro istasyonuna inip Göztepe’ye geçtik. Göztepeden üçkuyular otogarı arasındaki mesafe için sorduğumuz kişiler kısa demişti ama Basmaneden Üçkuyular garına ulaşmamız yaklaşık 1 saat 15 dakika sürdü. Bu sırada yolda AASSM’nin tabelasını gördük ve konser biletimizi bastırmak için uğradık.

IMG_2691Maksure’nin aldığı şarabı Trabzon’a göndermek için Ptt uğradık ancak sıvı kabul etmedikleri için gönderemedik. Yürüdüğümüz yol boyunca başka kargo şubesi de göremedik yada kaçırdık. Şuan Urla dolmuşunda yolculuk yapmaktayız.

Urla hiç umduğum gibi bir yer çıkmadı. Dolmuşla son durağa kadar gittik. Daha sonra yürüyerek Urla’nın içinden geçtik ve tekrar anayola ulaştık. Dolmuş gelince binerek tekrar üçkuyulara döndük. Tam bir vakit kaybı. Üçkuyukardan otobüse bindik ve konak meydanına geçtik. Saat kulesi önünde fotoğraflar çekindik.

IMG_2700Ardından kemeraltına girip gezdik. Arasokaklarda girip büyükçe bir caddeye ulaştık. Bir pastanede boyoz yedik. Dolaşarak tekrar sahile ulaştık.

IMG_2710“Bostanlı” iskelesinden Alsancak’a doğru yürüken Cihad’ı arayıp buluşmak için sözleştik.

DCIM100GOPROAlsancak iskelsine varınca tekrar iç sokaklara girdik. Boza yada dondurma alabileceğimiz bir yer aradık ancak bulamadık. Sahile çıkmadan Bostanlı iskelesine doğruduk yürüdük ve varınca yaklaşık bir saat oturduk. Burada garsonlar rahatsız edici bir biçimde yoldan geçenleri ısrarla mekanlarına davet ediyorlar. Uzakta oturuken bile sürekli tekrar ettikleri konuşmalarından bıkmak mümkün. Hatta uzakta olmamıza rağmen bizim de yanımıza gelip servis yapabileceklerini belirttiler. Şaşırdık.

DCIM100GOPROCihad arayıp işten geç çıktığını söyleyince vakit geçirmek için Konak Pier’e geldik.

işler çok karıştı. Öncelikle Cihad erken gelince biz de apar topar Bostanlı iskelesine gittik. Gittik diyorum ama biz öyle sanıyormuşuz. Pasaport iskelesini Bostanlı sanmışız. Bu yüzden Cihad pasaport iskelesinden Bostanlı’ya geçmiş. Telefon görüşmesinden sonra biz de ilk vapurla Bostanlı’ya geçtik.

DCIM100GOPROVapur yolculuğu esnasında güzel bir gün batımı izledik.

IMG_2761Bu defa doğru tutturduk. İskelede inip Cihad’la buluşacağımız yere gittik. Burada Cihad’la buluşup evde yemek için birşeyler aldık. Mobil kasada ödeme sorunu yaşayınca otobüsü kaçırdık. Diğer otobüs gelene kadar oturup sohbet ettik. Eve vardığımızda Sercan yoktu. Eşyaları bırakıp duş aldıktan sonra aldıklarımızı yeyip film izlemeye karar verdik. İlk olarak adını hatırlamadığım bir filmi denedik ancak sohbet ağır basınca başaramadık. Sonrasında kapatıp başka film izlemeye karar verdik. “Das Expirement” filminde karar kıldık. Film gayet güzeldi. Bu garip güne güzellik kattı diyebilirim. Filmin ortalarında uykusuzluğa direnemez hale gelmişken bir anda toparlandım. Film bitince Sercan’da geldi. Gün boyu dolaştığımız için yorulmuştuk. Bu yüzden filmden sonra yattık. Uyumadan önce herzaman olduğu gibi çektiğim fotoğraf ve videolara baktım, bunları yazıp noktayı da koydum -> ( . )

Ordu Samsun İzmir Turu – 5. Gün (Selçuk, Efes, Şirince)

izmir 1

15 04 2014

Sabah 06:00’da çalan alarmların sesine uyandım. Kendime gelmem birkaç dakikamı aldı. Kalkar kalkmaz gece kurumaya bıraktığım giysilerimi hazırlamaya başladı. Giyecekler, elektronik malzemeler, şarj cihazları, kablolar derken 07:00 gibi evden ayrıldım. Önce yakınlardaki bir otele uğrayıp bir arkadaşıma Samsum’dan getirdiğim hediyeyi bıraktım. Sonrasında havaalanına geçip Maksure ile buluştum.

Çekinlerimizi yapıp kontuarı geçtik. Kalkışa yaklaşık 50 dakika vakit vardı. Bu süreyi konuşarak geçirdik. Vakit gelince fotoğraflar ve videolar çekerek uçağa geçtik. Uçuş sırasında bol bol fotoğraf ve video çektik. Uçakta ekran olmaması nedeniyle nereden geçtiğimizi anlayamadık. Birkaç tane  göl ve zirve gördük ama neresi olduğunu kestiremedik. Baya uzun bir yolculuk oldu. Maksure bir kısmında uyurken ben dergi okudum. İnişi de kalkışta olduğu gibi video kaydına aldık.

DCIM100GOPROUçakta bulunan bulunan dergiyi karıştırırken bakın kiminle karşılaştım?

DCIM100GOPROAdnan Menderes Havaalanına inice bagaj bandına gittik ve Maksure’nin çantasını bekledik. Geldikten sonra kapıda bekleyen görevliye TCDD trenin İZBAN durağından mı geçtiğini sorduk. Olumlu cevap alınca “İZBAN” tabelalarını izleyek döne dolaşa durağı bulduk. İki öğrenci bileti alarak istasyonda oturduk ve bir saat treni bekledik.

Trenden selamlar.

İzmir kart_01(2)Trende Maksureyle ayrı düştük. Trenin dolu olması nedeniyle farklı yerlere oturduk. Yolculuğu dergi okuyarak geçirdim. Selçuk garında indiğimizde acıkmıştık. Yakındaki bir pastaneye giderek poğaça aldık ve otogarın yerini sorduk. Sonrasında Selçuk sokaklarında yiyerek dolaşmaya başladık.

IMG_2538Ansızın karşımıza tepe üzerindeki kalıntılar çıktı. Tape değil tepe. St. Jean Bazilikası.

Girip gezmeye karar verdik. Girişte turnikeler vardı. Kendime öğrenci kartı çıkarttırdım. İçeriyi çok çok kabaca dolaştık ve çıktık.

IMG_2544Çıkınca bir marketten yiyecek, içecek aldık ve otogara geçtik. Efes’e giden dolmuşların yanına gidip kalkış vaktini beklemeye başladık.

DCIM100GOPROBu sırada ayakta dururken elimden tabletim düştü. Üst tarafından vurdu ve yerde sürüklendi. Bu kazadan tepesinde iki göçükle kurtuldu.

Dolmuşla Efes’in girişine geldik. Dolmuştan inerken yukarıdaki kapıdaki dolmuş olmadığını, tekrar buraya gelmemizi söylediler. Girişte fotoğraflar çekip devam ettik. İkimizin de daha önce girmediği bir yola saptık. Çok ıssız ve doğal. Patikalardaki otların yoğunluğu ve arılar nedeniyle geri döndük.

IMG_2556Güneş çok şiddetliydi gerçekten zorluyordu. Bundan sonra hızlıca amfi tiyatroyu gezdik.

IMG_2582Geri kalan kısmı hızlıca geçtik. Hızlı gezmeme rağmen yine fotoğraflar ve videolar çektim.

IMG_2587Çıkış kapısına vardığımızda bir süre ne yapacağımızı düşündük. Yürüyerek yedi
uyurlara gitmeye karar verdik. Yol tahmin ettiğimizden uzundu.

DCIM100GOPROİlk başta birkaç otostop denedik ama duran olmadı. İki yanıda yeşilliklerle yolda yürümeye devam ettik. Arasıra arayollara girdik ve ağaçlarda bulunan çağla, erik ve asmadan kopararak yedik.

DCIM100GOPROYedi uyurlara varınca hızlıca açık olan alanları gezdik ve yola devam ettik.

IMG_2601Bahçelerin arasındaki yollara girerek anayola ulaştık. Yolun karşısında kalan gölgelik yürüyüş yolunu kullanarak Selçuk’a yürüdük. Turizm noktasına uğrayarak selçuk ve izmir’e ait haritalar aldık. Turizm ofisinden sonra Şirince’ye gitmek için otostop denemeye karar verdik. Gördüğümüz bir bakkaldan dondurma aldık. Bedavası yoktu.

DCIM100GOPRODondurmalar bitince gelen birkaç arabaya otostop çektik ancak durmadılar. Zaman kaybetmemek için gelen dolmuşa bindik ve şirince’ye ulaştık.

IMG_2632Şirince turizme odaklanmış, sokakları incik boncuklarla dolu olsa da mimarisi -genel olarak- doğal kalmış bir köy. Sokaklarında dolaşırken gayet zevk aldım. Yerleşim yerlerinin bir kısmı ticarethaneye dönüşmüş durumda. Ancak merkezi kısımdan uzaklaşırsanız daha sakin ve doğal yerleri elde görebilme bulabiliyorsununz.

IMG_2614Şirince şarabına değinmeden geçmeyeyim. Normalde alkol kullanmıyorum ancak bir dükkandan verilen tadımlık şarapları denemeden geçmedim.

IMG_2653Meyveli şarapların düşük alkollü olanları gayet güzel. Meyvesuyunun içinde hafif şarap tadı varmış gibi. Alkol oranı daha fazla olan diğer şaraplarda durum farklı. Bunlarla diğer şaraplar arasındaki farkı anlayamadım. Sıcak şarap da dahil. Normalde kullanmadığımı tekrar hatırlatayım.

IMG_2649

Şirince’nin yukarılarında bir tane de Kilise mevcut.

DCIM100GOPRO

Burada güzel insanlarla sohbet etme şansımız oldu. Bazıları ise 3. 4. Kelimeden sonra işi ticarete getiren insanlar. Gezerken bir yandan da kalacak yer konusunu halletmeye çalıştık. İlk olarak şirince’de 100 tl ye kahvaltı dahil oda bulduk. Sonrasında kahvaltı hariç 80 tl ye düştü. Ve son olarak kahvaltı hariç 65 tl. Bu sırada Selçuk’ta kahvaltı dahil 60 tl ye oda bulduk. Sonrasında başka bir yerde 50 tl ye bulunca Selçuk’a dönmeye karar verdik. Bize şarap ikram eden ve konaklama konusunda yardımcı olan “Kıvırcık Şarap Evi” ne selamlar!

IMG_2655

Son dolmuş olan 21:00 dolmuşuna iki saat olması nedeniyle Nesin Matematik Köyüne gitmeye karar verdik.

IMG_2658Maksure’nin yol boyunca söylendiği toprak yolu takip ederek Köye ulaştık. Birkaç fotoğraf çekinerek geri döndük.

IMG_2663Tekrar şirince’ye vardığımızda dolmuşa değilde Selçuk yönüne doğru yürümeye başladık. Bu sırada gelen traktöre otostop çektik ve durdurduk. Traktörün römorkunda eğlenceli ve esintili bir yolculukla tekrar Selçuk’a döndük.

DCIM100GOPROOtel için küçük bir alışveriş yaptık. Otele vardığımızda bizi tanıdılar ve doğrudan odaya çıkardılar. Odaya çıkıp dinlendiğimizde Maksure yorgun olduğunı söyledi. Ben de tek başıma dolaşmaya çıktım.

IMG_2679Düz şehirlerde her zaman olduğu gibi yine yönümü bulmakta zorlandım. Sonrasında toparlayarak gezmeye başladım. Kamusal binalardan geçerek kaleye yöneldim. Kale yolunda muhtemelen kapı kapalıydı. Çünkü yol boyunca net bir geçiş göremedim ve alçalarak Selçuk’un ara sokaklarında buldum kendimi. Tekrar Atatürk Caddesine çıkarak bir kahvehanede oturup çay içtim. Kaldırımda dizili masada caddeye karşı çay içmek -hele de motosikletler varken- bana Karaman’ı anımsattı.

1010593_10202859561143411_8551308266615591122_nBundan sonra tren garı yakınındaki meydana giderek su kemerlerini, hamamı buldum.

IMG_2676Buradan Artemis tapınağına gitmek için yola çıktım ancak yolun zifiri karanlık ve aşırı ıssız olması nedeniyle geri döndüm. Başka yöne saparak İsa Bey camisine ulaştım. Mimarisi gerçekten ilgi çekici. Burada mübarek #selfie çektim.

DCIM100GOPROBuradan St. Jean bazilikasına çıkarak Atatürk caddesine indim. Ardından otele döndüm.

IMG_2683Galiba biraz soğuk kalkayım da battaniye alayım üzerime.

Ordu Samsun İzmir Turu – 4. Gün

Samsun’dan sonra rotam İzmir. Uçuşum saat 08:20’de olduğundan Samsun’dan gelip doğrudan İzmir’e gitmek yerine bir gün erken gelip hazırlanmaya karar verdim. Bu sayede uykusuz kalmamış olacak ve yarın rahatça gezebilecektim.

Sabah saat 06:00’ya gelirken eve geldim. Gelir gelmez hazırlıklara başladım. Tüm elektronik cihazları şarja taktım ve kullanacağım giysilerimi yıkadım. Samsun’da dolduğurdum hafıza kartlarının içindeki fotoğraf ve videoları bilgisayarıma aktardım ve kartları formatladım.

Götüreceğim eşyaları belirledim, bu defa çantamın hafif olmasını istiyordum bunun için çok uğraştım ve geride baya malzeme bıraktık.

Gideceğimiz yerlerle ilgili ulaşım için interneti taradım. İzmir içindeki ulaşım hatlarını inceledim ve haritalar indirdim.

RayliSistemHaritasi

Screenshot_2014-04-14-21-41-05

Gideceğimiz yerlerdeki pansiyon ve otel durumlarını araştırdım.

Tüm günüm bu şekilde yarın başlayacak olan geziye hazırlanarak geçti. Sabah kalkmak üzere 12:00 gibi yattım.

 

Ordu Samsun İzmir Turu – 3. Gün

Sabah, henüz hava aydınlanmamışken “çalan” ezan sesine uyandım. Ses benim telefonumdan geliyordu. Uyku sersemi halimle yeni yüklediğim rom un marifeti herhalde dedim. #abbv galiba alarm sesi olarak internetten yeni melodi bulmuş.

Sonrasında sesin geldiği yöne bakarak sesin benim telefonumdan değil duvarda asılı olan bir tablodan geldiğini düşündüm. Çünkü benim telefonum başka yerde şarjda idi. Sonrasında Mustafa kalkıp amcasının telefonunu kapatmaya çalışınca durumu anladım. O da telefonu susturamayınca bataryasını sökmüş.

İkinci uyanışımda bu defa gerçekten çalan telefonumun alarmını kapattım ve yattım.
Uyandığım da saat 10 civarıydı. Zengin bir kahvaltı yaptık. Mustafanın akrabalarıyla vedalaşıp evden ayrıldık.

IMG_2437Çiftlik caddesi boyunca yürüyerek Meydan Avm’ye vardık. Gördüğüm güzel AVM lerden birisi.

IMG_2441Kabaca dolaştıktan sonra sahile yöneldik. Cumhuriyet meydanında bulunam tramvay durağının yanından geçtik. Özgürlük yolunu takip ederek önce “Yabancılar Çarşısı” na sonrasında ise Tütün İskelesine vardık.

IMG_2446

IMG_2455Burada bir süre yazıları okuyup fotoğraf çektikten sonra Decathlon’a gitmek üzere yola çıktık. Yolda Sevgi Gölüne uğradık. Güzel bir yer. Burada da fotoğraf ve videolar çektik.

IMG_2467

IMG_2500Decathlon’daki alışverişi tamamlandıktan sonra, Mustafa’nın arkadaşı
Ural’la buluşup yemek yemek için Çiftlik Caddesine yürüdük.

DCIM100GOPROEt dönerini tatmak üzere Çalıkuşu’nun yolunu tuttuk.

Et döneri gerçekten güzel. Dürüm ekmeğini de hesaba katarsak Beyaz Ev’den daha güzel. Ancak burada benim için dürümün önüne geçen bazı şeyler var. İlk olarak Wireless bağlantı durumunu sorduğum görevliden “İnternet var ama şifresini vermiyoruz” cevabını aldım. Bu cevabın ardından gelen dürümlerimizin tadını çıkartmaya başlamıştık ki, gelen 25 kişilik bir grup nedeniyle başka bir görevli bizi başka masaya geçirmek istedi. Öncesinde Mustafa’nın dürümleri yemeğe başladık cevabıyla reddettik. Ardından Ural’ın grup içinden tanıdığı olması nedeniyle yemeklerimizi ve çantalarımızı başka bir masaya taşıdık.

Yemeğin ardından tatlı yemek için Ünlüoğlu Baklava’ya gittik. Burada 1 kilogram taze tulumbayı yedikten sonra tekrar Bulvar AVM’ye uğradık.Buradan kitap baktım ancak bir arkadaşımın tavsiyesine uyarak Popular Science dergisi aldım. Mecidiye caddesini takip ederek Saathane meydanına ulaştık.

IMG_2512Buradan sahile dönerek tramvay durağına ulaştık. Burası opera durağı. Devasa Opera ve Bale salonunun hemen yanında bulunuyor.

IMG_2525Atakum Belediyesi durağında tramvaydan indik ve sahile yöneldik. Hava soğuk ve sahil rüzgarlıydı. Burada bulunan AVM yi gezmemeye karar vererek kafelere gitmeye karar verdik. Bu sırada gördüğümüz halk iskelesine çıktık. Kısa bir vakit harcadıktan sonra yola devam ettik ve kafelere ulaştık. Durumu anlatacak olursam ortam vasat haldeydi. Doğru dürüst yol ve kaldırım yok. Kafelere vardığımızda burada vakit geçirmek yerine gelirken görkemi ilgimizi çeken Batı Park’a gitmeye karar verdik.

IMG_2533Tramvaya dönerek baruthane istasyonuna ulaştık. Üst geçitten yolun karşısına geçince teleferik istasyonunun ışıklarını gördük. İçeriye girdiğimizde teleferiğin açık olduğunu öğrendik. Amisos tepesi için biletlerimizi aldık ve kabine oturduk. Kısa bir süre sonra yukarıya varmıştık.

DCIM100GOPROVakit kaybetmeden tümülüslere yöneldik ancak giriş kapatılmıştı. Etrafından dolaştık ama yine birşey göremedik. Bir ara bariyeri geçip girelim diye aklımızdan geçirsek de kanunen yasak olduğuna dair tabelayı görünce vazgeçtik. Mevcut yolları yürüdükten sonra dönüş için jeton aldık ve aşağıdaki istasyonlara ulaştık.

DCIM100GOPROTeleferikten inince amazon heykeline ve aslanlara yöneldik. Yaklaştıkça aslanın ağzının balkona benzediğini farkettik. Yanına vardığımızda gerçekten öyle olduğunu anladık ancak girişler yalnızca haftaiçi açık olduğundan girme şansımız olmadı. Detaylıca amazon heykelini, aslanları ve parkı ve tasvirleri inceledik.

IMG_2535Cumhuriyet meydanına gitmek için tekrar tramvaya bindik. Meydana varınca biletimi bastırmak için satış ofisine gittim. Bileti otogardan alacağımı ve servisin 11:15 te olduğunu öğrendim. Buradan çıkınca içecek almak için bir markete gittik. Bu sırada Vural’la vedalaştık ve ayrıldık. Marketten sonra ise Mustafa ile bir kafede servis saatine kadar oturduk.

Vakit gelince tekrar bilet satış ofisine gittik. Burada Mustafa ile vedalaşıp servise bindim. Sonrasında otobüs vaktine kadar otogarda bekledik. 01:00’de otobüse bindim. Bir süre yeni aldığım dergiyi ve tableti karıştırdım. Sonrasında kesik kesik uyuklamaya başladım. Saat 05:30 gibi eve doğru yürümekteydim.

Ordu Samsun İzmir Turu – 2. Gün

Sabah uyanınca kendimizi kahvaltı masasında bulduk. Kahvaltının ardındam öğlene kadar evde oturduk. Evden ayrıldıktan sonra Fidangör caddesini gezdik.

IMG_2430Sonrasında teleferiğe yöneldik. Biletlerimizi aldıktan sonra kabinimiz gelince bindik. Hava hafiften bulutlu olsa da yine de açık sayılırdı. Berrak ve açık bir Ordu manzarası izleyerek boztepeye ulaştık. Boztepe de atlama pistini ve piknik alanını gezdik ve fotoğraflar çektik.

IMG_2420
Aşağı inmeden önce korulukta eğlenceli videolar çektik. Bu videoları daha sonraki günlerde çekeceğim videolarla birleştirerek güzel şeyler ortaya çıkarabileceğimi düşünüyorum. Havanın kapatması ve yağmur ciselemesi nedeniyle biran önce aşağıya inip Samsun’a gitmeye karar verdik. İniş de çıkışta olduğu gibi eğlenceliydi. Tüm inişi video kaydına aldık.

IMG_2432
Teleferikten indiğimizde sahilin sonuna kadar yürüdük. Burada Fatsa’ya gitmekte olan bir minibüse bindik. Fatsa otogarında inince atıştırmalık yiyecek aldık ve uygun bir yer bulmak için yol boyunca yürümeye başladık. Bu sırada Mustafa’nın otostop denemesi başarılı oldu ve Samsun’a giden bir otomobil bizi aldı. Saat 3 civarında Samsum’a vardık.
İlk olarak Decathlon’u ziyaret ettik. Tabi yine baya harcadım burada, kurtulmak ne mümkün?

IMG_2507Burada birkaç saat geçirdikten sonra Piazza’da kısa bir tur attık ve Mustafa’nın ısrarla anlattığı döneri yemek için “Beyaz Ev” in yolunu tuttuk. İlk olarak 56’lar caddesinden geçtik. Buradan Çiftlik Caddesine girdiğimiz anda Beyaz Ev’e varmış bulunduk. Fiyatları uygun bir mekan ayrıca dizaynı ve hizmeti yeterli.

DCIM100GOPRO
Tabiki kendime soğansız dürüm istedim. Döner olarak et döner servis ediliyor. İçerisinde yeşillik, patates kızartması, ve sos (iskender sosuna benzettim) bulunmakta. Tadı gayet leziz. Tek sorun dürümün çok küçük olması. Bunun da üstesinden ikinci dürümü sipariş ederek gelebiliyorsunuz. Yemeğin ardındam çektiğimiz videolara, fotoğraflara baktık. Çantamı da düzenledikten sonra tekrar yola düştük.

Çiftlik caddesi üzerinde yürürken bir yandan dükkanlara bakıyorduk. Yarın için başka bir mekan kestirdik gözümüze. Yarın da orayı deneyeceğiz. Cadde boyunca yürüdük, ardından sahile yöneldik. Cumhuriyet meydanına ulaştık. Buradan devam ederek Atatürk heykeline vardık. Kısa bir video çekiminin ardından sinemaya gitmek üzere buradan ayrıldık.

IMG_2442

Sinemaya vardığımızda “Nuh” filmi için bilet aldık. Filmin başlamasına yarım saat süre vardı ancak bu süreyi dinlenerek geçirmeye karar verdik. Film bitiminin ardından tekrardan çiftlik caddesine döndük. Mustafa’nın ablasnın evine ulaştık.

Şu an ise yatağa uzanmış vaziyette bunları yazmaktayım.