Batı Karadeniz Turu 2. Gün (Hamsilos Koyu – İnceburun – Sarıkum Gölü)

 

IMG_4955

Sabah hareket etmeden önce saate bakmamıştım. Kahve ve çubuk kraker ile kahvaltı yaptım. Kampı topladıktan sonra bir süre etrafta gezindim. Gelen bir adam ile konuştum. Hamsilos’a veda ederek yola koyuldum.

IMG_4958

Akliman’da fotoğraf çektim ve devam ettim.

IMG_5037

IMG_5074

Yolda “inceburun”tabelası görünce o yöne saptım. Hafiften yağmur çiselemeye başlamıştı. Bir köyde çeşme gördüm ancak İnceburun’da vardır diyerek almadım. Hareket ettikten bir süre sonra yağmur şiddetini arttırdı. Bir ormanda mola vererek ormana girdim yağmurdan korunmak için. Ağaçlardan başka sığınabilecek yer yoktu ve çadır kurmak istemiyordum.

Yağış hafifleyince tekrar yola koyuldum. Bir süre sonra tekrardan şiddetlenince ormana girdim. Girdim girmesine ama zaman geçtikçe yağmur suları ağaçlardan damlamaya başladı. Islanmamak için çadır kurmak zorunda kaldım. Çadırımın iki parça olması nedeniyle iç tente kurarken ıslandı. Canımı sıksa da bu durum hiçbir sorun yaratmadı.

DCIM100GOPRO

Heybeleri söküp çadıra yerleştirdim ve kendim de girdim. 1,5 – 2 saat çadırda bekledim. Su almamış olduğum için elimdeki az suyu da kullanamadım. Yağmur azalınca toparlanıp tekrardan yola koyuldum. Bir kaç kilometre sonra “İnceburun” a varmıştım. En kuzey!

IMG_5120

Hayalimde buradaki bir restoranda yemek yemek yada köy kahvehanesinde çay içmek vardı. Ancak ortalıkta bir ev ve muhtemelen kendilerinin işlettikleri açılmamış büfemsi bir yapıdan başka birşey yoktu.

IMG_5122

Dönüşe hazırlanırken biri cübbe giymiş yaşlı, diğer ikisi genç olmak üzere üç kişi yanımdan geçerken selam verdi. Selamlaşma faslından sonra rotamı,  yolda nasıl beslendiğimi, yönümü nasıl bulduğumu, öğrenci olup olmadığımı sordular. Güzel muhabbetin üzerine bir de #selfie çekindik. İnşaallah, maşallah diyerek.

DCIM100GOPRO

Geldiğim yoldan geri döndüm.

DCIM100GOPRO

Dibekli’den devam edip yol ayrımından Batı’ya yöneldim. Hamsilos’taki yolun halini hatırlayınca Sarıkum’a İnebolu yolu üzerinden ulaşmaya karar verdim.

IMG_5140

IMG_5155

IMG_5175

Arayollardan anayola çıkarken, toprak yoldaki son birkaç metre içerisinde bisikletin arkasından bir ses geldi. Ruble’den geldiğini düşünerek anında durdum. Heybenin üst cırtcırtlarından birinin ıslanarak açıldığını, alt cırtcırtlarını da bağlamamış olmam nedeniyle aşağıya doğru
sarkarak arka tekere sürttüğünü gördüm. Heybelerin üzerindeki içi dolu dry-bag i çıkartmadan cırtcırtı yapıştırmaya çalıştım. Bisikletin gidonu boşta olması ve gidon çantasının ağırlığı sebebiyle neredeyse 180 derece sert bir şekilde döndü.

Düzeltmeye çalıştığımda kilitlenmişçesine dönmüyordu. Detaylıca inceledim ve ön frenin maşayla beraber dönerek kadronun diğer tarafına geçtiğini ve gidonun eski hale dönmesini kadronun engellediğini gördüm. Freni sıkıp gidonu çevirerek eski haline getirdim. Yağmurun yeniden başlaması nedeniyle yolun karşısındaki otobüs durağına geçip orada beklemeye karar verdim.

Durağa varınca dry-bag i çıkardım ve heybeleri düzgünce takıp kontrol ettim. Frenleri kontrol ettiğimde her iki freninde sol pabuçlarının janta sürter halde durduklarını gördüm. Ön fren pabucu çok erimişti. Sorun ayar vidasıyla halledilemiyordu. Ön fren telini sökerek freni boşta bıraktım. Bu şekilde Sarıkum Gölü’ne ardından da Sarıkum Köyüne ulaştım.

IMG_5185

IMG_5194

Köyü turladım ve market, kahvehane aradım. Yoktu. Fotoğrafta görüp çadır kurmaya karar verdiğim gölün kenarındaki yeri aramaya karar verdim. Bulduğumda yağmur atıştırıyordu ve şiddetli rüzgar vardı. İç tenteyi sabitleyerek çadırı kurdum. İlk defa yapıyordum ancak basit ve sürekli kullandığım yöntemden daha mantıklıydı.

DCIM100GOPRO

Rüzgarın şiddetli olmasına rağmen manzara görmek istiyordum. Bu nedenle çadırı rüzgara paralel değil de dik kurdum. Tüm gergilerini güzelce sabitledim. Çadır içerideyken stabil duruyordu, başarılı. Ben çadırı kurunca yağmur kesildi. Ocakta kaynattığım suyun içine mantı koydum ve pişerken etrafta gezerek fotoğraf çektim.

20140525_152239

IMG_5209

Yemeğimi yedikten sonra bisiklette moralimi bozan frenlerle ilgilenmeye karar verdim. Sol taraftaki telleri zorlayıp ters tarafa bükünce ikisi de düzeldi!

Eşyalarımı çadırda bıraktım. Yanıma boş sulukları, şarj aletlerini ve PCS’yi alarak yeniden köye gittim. Daha detaylıca gezdim ve aradığım türden bir yer olmadığına emin oldum.

capture-20140619-194950

Köylülere de sorarak durumu teyid ettim. Neyse ki yeterince yiyeceğim vardı yanımda.

IMG_5192

Elektronik cihazlarımı da idareli kullanırsam şarj sorununu sonraki gün halledebilirim. Ayrıca çeşme de bulamadım. Bahçesinde çalışmakta olan birine sordum ve evinin bahçesine girip çeşmeden alabileceğimi söyledi. Suluklarımı doldurdum ve elimi yüzümü yıkadım.

IMG_5196

Çadıra dönünce kahve yapmaya karar verdim. Bu sayede aklıma PCS’yi yıkamayı unuttuğum aklıma geldi. Kolonyalı mendille hallettim ve kahvemi içtim. Günün son ışıklarında gölün kenarında dolaştım ve kaplumbağa ve kurbağaları fotoğrafladım.

IMG_5206

Işık kaybolunca eşyalarımı toparlayıp çadıra girdim. Rüzgarın da etkisiyle tamamen kurumuştu. Ben de çubuk kraker yiyip bu satırları yazdım.

IMG_5210

Son satırlarımı yazarken yağmur yeniden başladı. Bir poşet buldum ve çıkıp
seleye geçirdim.

24 Mayıs 2014 Sarıkum Gölü

Günlük İstatistikler

TRP 41.91

TOT 8488

TRPTM 3:28:12

AVG 12.07

MAX 41.05

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s