Batı Karadeniz Turu 10. Gün (Akçakoca – Acarlar Longozu)

Sabah uyandığımda yine yağmur yağıyordu. Uyudum. Tekrar uyandığımda yağmur kesilmişti. Toparlandıktan sonra dereyi geçip yola ulaştım. Yağış yoktu karşımda, Akçakoca’nın üzerinde şenlikli bulutları görünce iyimser olmaya gerek olmadığını anladım.

DCIM100GOPRO

Pedallamaya başlayıp tempo tutturmuştum ki aniden şiddetli yağış bastırdı. Hızlanıp yol kenarında üç katlı boş bir binaya sığınsam da çok ıslandım.

DCIM100GOPRO

Bu terkedilmiş binada saatlerce oyalandım. Yağış çok şiddetli devam ediyordu. Üç katlıydı, hepsini detaylıca gezdim. Terkedilmiş ıssız yerler herzaman çekici gelmiştir bana. Tekrar aşağı indiğimde yağmurda azalma farkettiğim anda yola çıkmaya karar verdim. Öyle’de yaptım. Akçakoca girişinde yağmur dindi ve güneş açtı. Bu sırada 9000. Kilometreme ulaşmıştım.

IMG_6058

Yemek yiyecek yer arayarak sahili takip ettim. Mimarisi çok güzel bir camisi var. Fotoğrafladım.

IMG_6075

Merkezde bir pastane buldum ve burada vakit geçirmeye karar verdim. Bu sayede cihazlarımı şarj ettim, ıslanan giysilerimi kuruttum, karnımı doyurdum ve pastanenin kablosuz bağlantısından faydalandım.

IMG_6080

Akçakoca’yı sevdim. Büyük ve kalabalık ancak dar sokakları ve eski evleri Akçakoca standardını hissettirdi bana. Az sonra kalkıp Ceneviz kalesine gideceğim. Sonrasında rotam Karasu!

IMG_6079

Akçakoca Merkez – Düzce

Pastaneden çıktıktan sonra küçük bir alışveriş yaptım ve Ceneviz kalesine yöneldim. Merkezden batıya doğru ilerleyerek sert bir yokuş çıktım, indim, tekrar çıktım ve mesire yerinin kapısını gördüm. Neyse ki görevli yoktu ve doğrudan içeri girdim.

IMG_6093

Kale beklediğim gibi değildi ve bakımsızdı, pisti, rezil durumda desem yeridir.

IMG_6085

Kalenin yanında bulunan dilek havuzunda cam çerçeve içinde bir şiir yazılıydı ancak üzeri peçete ile örtülmüştü. Bu da birilerini rahatsız etmiştir diye düşündüm.

DCIM100GOPRO

SONY DSC

Beklediğimi bulamayınca Karasu yoluna ulaşmaya kararverdim. Gelirken indiğim sert yokuşu çıkmaya niyetim yoktu. Google Maps ile alternatif bir yol buldum ve girdim. Ancak yol bir sitenin içinden geçiyordu ve kapı ile kapatılmıştı. Biraz daha ilerleyip alternatif başka bir yol buldum ve Karasu yoluna ulaştım.

Yol bir süre rahat gitti. Genişti, asfalt kaliteliydi ve emniyet şeridi vardı. Bir süre sonra yol tek şeride düştü, asfalt bozuldu ve sert eğimler başladı. Küçük molalar vererek devam ettim.

Yol üzerinde “Tahirli Şelalesi” tabelasını gördüm. Hemen durarak tabletimden fotoğraflarını buldum. Hoşuma gidince rotamdan sapıp şelaleye gitmeye karar verdim. Zaten ben de sufle yiyecek biryer arıyordum. Şelale yolunun büyük bir kısmı toprak araç yolu.

IMG_6095

Geri kalan son kısım ise yaya patikası. Onun da birazını pedalladım ancak biryerde bisikleti bıraktım. Yol eğimi hoş. Son kısımlara doğru sertleşiyor. Böyle biryerde bisikleti elimde götürdüm, dönüşte de burayı inerken kasıldım çünkü eğim fazlaydı. O an için beni yorsa da diyorum ki iyi girmişim o yola.

IMG_6097

Tur esnasında mesafeyi hesap etmedim. Turdan sonra da şelalenin konumuyla ilgili net bir bilgi edinemedim.

IMG_6100

Birkaç şelale biraraya gelerek Tahirli Şelalesi ismini alıyor. Patikanın sonuna varınca oturup dinlendim ve suflemi yedim.Patikada aşınmalar olduğunu belirtmekte fayda var. Mesela köprünün ayağında toprak akmış ve köprünün tek ayağı boşta bekliyor. Tabi ben bu patikaya SPD ayakkabım ile girince baya macera yaşadım.

IMG_6110

Aklım bisikletimde olduğu için çok oyalanmadan geri döndüm ve aynı yolu takip ederek Karasu yoluna ulaştım.

IMG_6117

Önce Paşalar Köyüne ulaştım.

DCIM100GOPRO

Paşalar köyü dokusunu genel olarak korumuş bir köy.

DCIM100GOPRO

Ardından Karaburun’a ulaştım. Bu da demek oluyordu ki artık deniz seviyesine inmiştim ve bugün rotam bu şekilde gidecekti. Buradan sonrası kampingler sıralanmaya başladı. Melenağzı, Kocaali derken yerleşimler birbirini izledi.

IMG_6125

Yolda kahverengi bir “Maden Deresi” tabelası gördüm ancak zaman kaybettireceği için ve hakkında ilgi çekici birşey bulamadığım için yoluma devam ettim. Sakarya’yı geçtikten sonra farkettim, içimde kaldı. Pedallarken karşımdaki parça parça kara bulutları izliyordum. Yaklaşınca kısa süreli bir yağmura yakalandım. Yine bir otobüs durağına girerek kurtuldum.

IMG_6130

Karasu’ya varınca çadırda yemek için birşeyler almaya karar verdim. Ayrıca Karasu kavşağında gördüğüm “Acarlar Longozu” tabelasını longoz mu varmış diyerek araştırdım. Fotoğraflara bakınca elbet bir çadır kurulacak ağaç altı vardır orada dedim ve fırsatı değerlendirmeye karar verdim. Ayrıca longoz rotam üzerinde gözüküyordu.

Yola devam edip bir yerde denizden ayrılarak içeri saptım. Aslında karşıma iki yol çıktı ama mevcut yol içeriye doğru devam ediyordu. Longoz’da bu tarafta olduğundan sorun yoktu şimdilik. Zaten diğer yolun gittiği yeri belirten herhangi bir tabela yoktu. Devam edip bir camiye ulaştım derken yine yağmur başladı. Camiye sığınıp yağmurun dinmesini beklerken iki bisikletli çocukla sohbet ettim. Longozun çok yakın olduğunu söylediler. Beraber gitmeyi teklif ettiler ancak yağmurda sürmediğimi söyledim. Bakkaldan, gıcırdamaya başlayan çekiş sistemim için makina yağı buldum ve aldım. Yağmur hafifleyince devam ettim. Birkaç dakika için varmıştım.

IMG_6141

Longozun benim olduğum tarafı fındık vs bahçeleriyle çevriliydi. Ahşap bir köprü ile longozun kenarı geziliyordu. Ortalıkta çadır yeri gözükmüyordu. Girişte oradaki işletmenin bir çalışanı bisikletin buradan sonra yasak olduğunu söyledi ve eliyle işaret edip “şuraya koyabilirsin” dedi.

Bisikletten indim ve elimle iterek devam ettim. Longoz çok güzeldi ancak hayalimden çok farklıydı. 1-2 metre genişliğinde ahşap bir yürüyüş yolu boyunca ilerliyordum sadece. Bisikletime binip sonuna kadar devam ettim ve ahşap yolun bitişinde yandaki meyve, sebze bahçelerine merdivenle bağlandığını gördüm.

Tarlada çalışmakta olan birine selam verip sohbet ettim. Bahçesinin düz bir yerine bu gece için çadır kurmak istediğimi söyledim. Gayet yardımcı oldu. Çadırımı longozdan birkaç metre yüksek biryere kurdum. Bu sayede longozu da görebilecektim.

DCIM100GOPRO

Hızlıca eşyalarımı çadıra yerleştirdim. Bu sırada daha yaşlı biri geldi. O da bahçede çalışan kişinin amcasıymış ve bahçe ona aitmiş. Erik toplamam için evlerine götürdü. Dry-bag’in içine doldurabildiğim kadar erik doldurdum.

DCIM100GOPRO

Çadıra döndüğümde ilk tanıştığım kişi bisiklet ve çadırlar poz vererek fotoğrafını çektirdi. “Yurtdışındaki arkadaşlarım gezip fotoğraf çekiyorlar facebook’a atıyorlar. Beni de çek kamp yapıyorum sansınlar.” dedi. Fotoğrafını çektikten sonra çadırdan yiyeceğim malzemeleri aldım ve longozun kenarındaki banklardan birine yerleştim. Yemeğimi yedim ve üzerine kahve keyfi yaptım.

DCIM100GOPRO

Bu sırada yanıma iki köpek geldi. Onlarla da paylaştım. Küçük olana acılı çiğköfte bile yedirdim. Güneş kaybolup, hava serinleyince çadırıma gidip yattım.

Acarlar Longozu – Sakarya

Günlük İstatistikler

TRP 81.98

TOT 9073

TRPTM 5:24:19

AVG 15.16

MAX 54.94

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s