Konya – Kapadokya – Adana – Antalya Turu 2. Bölüm (Karapınar – Meke Gölü)

DCIM100GOPRO

Sabah erken kalkmama rağmen güneş yükselmişti. Çadırın içini sıcak basmadan hazırlandım ve çıktım. Yanımda sadece gofretler ve 750 ml suyum kalmıştı. 8:30 da pedallamaya başlamıştım. Bir kaç kilometre sonra doğuya döndüm ve devam ettim. Önüme çıkan yollara göre yönümü belirledim. Ancak sapmam gereken bir yolu göremedim. Hatalı yönde gittiğimi Karapınar Volkanından uzaklaşmaya başladığımı görünce anladım. “Karaman 40” yazan mesafe tabelasını görünce emin oldum. Bu hata güneşin altında fazladan 26 km gitmeme sahip oldu. Özellikle yerleşim yerlerinde işaretlemeler yetersiz. Birkaç defa yolu şaşırdım, birkaç defa da başkalarına sorarak buldum.

Su değmeyen topraklar çöl, kurak, ölmüş. Aklıma nedense sürekli Super Dry kelimesi geliyordu. Su olan yerlerde ise hayat hala var. İnce bir çizgi ile topraktaki hayatı ve ölümü görebilmek mümkün. Yerleşim olmayan yerlerde gölge bulabilmek olanaksız. Su da aynı şekilde.

IMG_6421

Akçaşehir’den geçerken kahvehaneden çay içmeye davet ettiler. Ramazan olmasına rağmen kahvehane tıklım tıklım doluydu. Fotoğrafını çekmek aklıma gelmedi ama sarımtrak yapılar içerisinde, önünde motosikletler sıralanmış bir anadolu kahvehanesi. Bir süre burada oturup dinlendim, yol için bilgi aldım. Sonrasında devam ederek Ambar’a ulaştım.

IMG_6424

Ambar Köyü girince Ambar Höyüğü (Sidemera) tabelasını gördüm. Yoldan geçmekte olan birine höyüğü sordum, gel götüreyim dedi. Höyükte herhangi bir kazı yoktu. Bazı bölümlerde yerdeki taşların özenle dizilmiş olduğu belli oluyordu. Beni gezdiren abinin dediğine göre buradan bir kalıntı çıkarılıp Topkapı Sarayına götürülmüş.

IMG_6433

Höyükten inişte, bisikletimi evinin önünde bıraktığım bir teyze bana istermisin diye sordu. Ben de pişirme şansım olmayacağını söyleyip teşekkür ettim. Bunun üzerinde yanımdaki amca bana salatalık verebileceğini söyledi. Birlikte annesinin evine gittik. Bahçeden iki salatalık kopardı, yıkadıktan sonra bana verdi. Teşekkür edip bisikletime atladım ve devam ettim.

Artık Volkanı karşıma almıştım.

IMG_6440

Devam ettikçe kuraklığın arttığını farkedebiliyordum. Her yanım uçsuz bucaksız düzlükler ile çevriliydi.

IMG_6441

Yolda küçük bir kaya parçasının altına sığınmış iki köpek gördüm. Muhtemelen terk edilmişlerdi. Yardım edebilme şansım yoktu. Volkanına yanına geldiğimde askerî bölge içerisinde gördüm. Ancak içeride kimse yoktu ve kapı açıktı.

IMG_6447

Ayrıca alanı çeviren teller bazı yerlerde kesilmişti. İlk başta girmeden devam ettim. Yanından geçip Karapınar’a gidecektim. Giderken yamacındaki bir göçük olduğunu gördüm ve oraya giden yolu. Yolumdan saparak gidip bakmaya karar verdim.

Yol üzerinde çok büyük ayak izlerini görünce tedirgin oldum ancak devam ettim.

IMG_6449

Çöküntü olan yerde ilginç yapıda kaya yapıları vardı. Muhtemelen bölgeden kum alınmıştı. Yol üzerinde “izinsiz kum alınmaz” tabelası gördüm.

IMG_6453

IMG_6462

Etrafa bakınırken yarısı olmayan at leşini gördüm ve geri dönmeye karar verdim. Tekrar yola döndüm ve devam ettim. Birkaç km gittikten sonra bir kulübenin gölgesinde oturup dinlendim. Suyum azalmıştı ve etrafta su alacak biryer göremiyordum. Devam edip bir süre daha pedalladım. Ancak sıcaklık çok bunaltıcı bir hale gelmişti. Yol üzerindeki kerpiç bir yapıyı görünce girip gölgede dinlenmeye karar verdim. Girdiğim anda yerden büyük bir kertenkele dışarı fırladığı görünce içeride pek rahat geçiremedim.

IMG_6485

IMG_6490

Yolum üzerinde yaylalar vardı. Buradalardaki çoban köpeklerine karşı dikkatli olmam konusunda defalarca uyarılmış ancak herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Yine su bulamadım. Yaylalarda su sorduğum çocuklar burada su yok, Karapınar’dan getiriyoruz diyorlardı. Bu nedenle kavurucu sıcakta Karapınar’a ulaşmaktan başka çarem kalmamıştı artık.

DCIM100GOPRO

Yola ulaştığımda gitmek istediğim Meke Gölü sağımda, Karapınar ise solumda kalıyordu. Su ve yiyeceğim olmadığı için ve bana gelen kargoyu almak için Karapınar’a gittim. Ramazan nedeniyle birçok yer kapalıydı. Kargomu alırken de bir güzel oyaladılar PTT’de. Ardından bir çeşme bulup doya doya su içtim ve suluklarımı doldurdum. Bir kahvehaneye gidip birşeyler yedim, içtim. Bir arkadaşımla haberleştim. Yorgundum. Burada bir süre oyalandım. Karapınar’lılar ile sohbet ettik. En eğlenceli kısmı define üzerineydi. Harita mühendisi olduğumu söylediğimde masam biranda kalabalıklaştı. Sonrasında veda ederek günü sonlandırmak üzere Meke Gölüne gitmeye karar verdim.

Yüklü bir market alışverişi yaptım. Kasiyeriyle de tur hakkında ayaküstü konuştuk. Sabah yeniden görüşmek üzere selamlayıp ayrıldım. Geldiğim yolu dönerek Meke Gölüne ulaştım. Ders kitaplarındaki görünümünden eser kalmamıştı artık. Suyun büyük bir çoğunluğu kurumuş, kalanı ise kırmızı bir görünüme bürünmüştü.

Untitled_Panorama1

Gölün kenarı yeşillikti ancak aşağıda bir çift olmasından dolayı ve sabah bu yokuşu geri çıkmamak için gölün yanına inmeden etrafında dolandım. Çadır kurmak için uygun bir yer bulunca çadırımı kurup yerleştim.

DCIM100GOPRO

Puding yapıp güneşin batışını izledim…

IMG_6523_2

TRP 85.09

TOT 9888

TRPTM 5:19:16

AVG 15.19

MAX 27.60

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s