Konya – Kapadokya – Adana – Antalya Turu 4. Bölüm (Kızören – Sultanhanı – Aksaray)

DCIM100GOPRO

Sabah 7.45 te pedallamaya başladım. Dün bulmuş olduğum, kirlenmesin diye çalıların üzerine bıraktığım şapka aklıma geldiğinde obruktan yukarı çıkmıştım bile. Devam ettim.

İlk hedefimi Sultanhanı olarak belirlemiştim. Oraya ulaşıp dinlenecek, birşeyler atıştıracak ve hanı gezecektim. Sonrasında da Aksaray için pedallayacaktım. Yolda 10000. kilometremi Hasan Dağı manzarası eşliğinde geçtim. Gün boyunca Hasan Dağı sağ tarafımdaydı. Daha sonraki günlerde de defalarca yeniden karşılaştık.

DCIM100GOPRO

Kısa duraklamalar dışında mola vermeden Sultanhanı’na ulaştım.

IMG_6715

Girişte gişe vardı. Görevliye müzekart geçerli mi diye sordum. Kısaca konuştuktan sonra beni ve bisikletimi içeri aldı. Müzekart geçerli mi değil mi bilmiyorum. Osmanlı, Selçuklu zamanlarının eserleri ilgimi çekmezdi ama han hoşuma gitti. Görkemliydi. En önemlisi kapalı alanları serindi. Odaları, ahırı, mutfağı, avluyu gezerken yaşanmışlıkları hissedebiliyordum.

DCIM100GOPRO

IMG_6725

IMG_6737

DCIM100GOPRO

Ben içerideyken bir uzak doğulu gruplar geldi. Handan çıkıp yerleşimi turladım. Beni Aksaray’a kadar götürebileceğini düşündüğüm dondurma, kola ve gofret üçlemesini aldım. Hem yedim hem pedalladım. Yol boyunca gelengiler eşlik etti.

IMG_6746

Ve kum şeytanları…

IMG_6753

Aksaray’a vardığımda yorulmuş ve halsiz düşmüştüm. Şehir merkezine giderek bir AVM’ye girdim. Yiyecekleri paket yaptırıp bir parka gittim ve bir ağaç gölgesinin altında aldıklarımı yedim. Bu sırada yanıma bisikletine su bdonları yüklemiş biri geldi ve uzunca sohbet ettik.

IMG_6759

20140723_133312

Aksaray sırtını Hasan’a yaslamış tipik bir anadolu şehri. Merkezinde bir AVM’si var.

IMG_6766

IMG_6754

IMG_6770

Yemeğin ardından bir internet kafe ye gittim ve yapmak gereken bir başvurumu yaptım. Sonrasında uygun bir yerde çadır kurmak üzere Nevşehir yoluna girdim. Yol dar, hava sıcak, asfalt erimiş, kamyonlar çok derken uzunca bir mesafe katettim. Aksaray’dan sonra yolda uzun iniş çıkışlar başlıyor. Kısa vadede yorucu olmasalarda uzun vadede zorlayıcı oluyorlar. Özellikle uzunca bir yokuşu inerken karşıdaki kilometrelerce uzunluktaki yokuşu görmek psikolojik olarak zorluyor. Yüzüncü kilometreme yaklaşırken yorulmaya başlamıştım.

IMG_6777

IMG_6784

Yolun sağında ve solunda küçük şirin anadolu kasabaları var.

IMG_6786

Ortalıkta tabletimi şarj edebileceğim kahvehane bulamayınca şansımı benzin istasyonlarında denemeye karar verdim. Issız bir tanesine girip kalıp kalamayacağımı sordum. Bana yer gösterdi. Hırsızlık durumunu sorduğumds ise “valla bizim depodan benzini boşalttılar” dedi. Tereddüt edince ayrıldım. Bir süre gittikten sonra Çağlayan köyü yakınlarında yolun karşısındaki başka bir benzin istasyonuna uğrayıp komuştum. İstasyonu çalıştıran abla dünyanın binbir türlü hali olduğunu, “eğer sen kalmak istiyorsan, kalabilirsin” dedi. Çocuk parkının yanına, gölgelik alana çadırımı kurdum, tabletimi şarj etmeleri için istasyona verdim.

IMG_6790

Gün batımına daha vakit olduğunu anlayınca vakit geçirmek için giysilerimi yıkadım ve etrafta dolaşarak fotoğraf çektim.

Günlük İstatistikler

TRP 115.19

TOT 10095

TRPTM 6:14:35

AVG 18.45

MAX 48.03

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s