Konya – Kapadokya – Adana – Antalya Turu 6. Bölüm (Uçhisar – Ortahisar – Sunset Point – Göreme – Çavuşin – Rose Valley)

IMG_6897

IMG_6896

Sabah uyandığımda ilk olarak bisikletime baktım. Yerinde duruyordu. Sonrasında kafamı kaldırıp daha ileriye baktım. Gökyüzünde birşeyler uçuşuyordu, balonlar! Daha önce fotoğraflarda görmüştüm ancak karşılaşabileceğim hiç aklıma gelmemişti. Hafif güneş ışığında manzara bir tablo gibi görünüyordu.

Toparlandım ve 07.00’de yola çıktım. İlk olarak video kaydetmek için güvercinlik vadisinin üzerinden geçen yolu aşağı doğru takip ettim. Uçhisar kalesini ve Hotel Othello’yu yine görüntüledim.

IMG_6900

IMG_6904

Sonrasında anayola doğru pedallamaya başladım. Anayola kadar yokuş var. Bu sırada römork ile balonları taşıyan araçlar karşımdan geliyordu. Anayola çıkınca Ürgüp yoluna saptım. Kısa bir yokışun ardından uzunca iniş başladı ve bunun sonunda Ortahisar’a vardım. Şehir merkezine, ardından da kaleye yöneldim. Henüz açılmamıştı. Saat 7.55 idi ve açılış saati 08.00 yazıyordu.

IMG_6910

IMG_6914

Bir kahvehane buldum ve çay söyleyip oturdum. İki kasa poğaça ve simit vardı. Kahvehane sahibi amcadan izin isteyip tabletimi ve goproyu şarja taktım. Çay ve poğaçalarla karnımı doyurduktan sonra eşyalarımı burada bırakıp kaleye gittim.

IMG_6941

Kaleye çıkış maceralı. Boşluk hissi inanılmaz. Zincirlerle, merdivenlerle yol güvenli hale getirilmeye çalışılmış, ayrıca duvarlardaki çatlaklara yerleştirilmiş harekete duyarlı sensörler vardı. Kalenin tepesinde manzara Uçhisar kadar olmasa da güzel. Oturup vakit geçirdim, fotoğraf ve videolar çektim.

IMG_6921

IMG_6923

IMG_6925

IMG_6928

IMG_6938

Kaleyi gezdikten sonra tekrar kahvehaneye döndüm ve bir çay daha söyledim. Önüme haritayı açtım. Sıradaki hedef Göreme.

Göreme’ye giderken önce anayola ulaşmak için indiğim yokuşları çıktım. Nedense zorlayıcı olmadı ve sıcak etkilemedi. Anayola ulaşınca bir tabelayla karşılaştım. “Sunset Point” yazısı dikkatimi çektim. Bölgeyi panoramik izleme imkanı veren bu mekan daha önce dikkatimi çekmişti. Bir süre düşündükten sonra inmeye karar verdim. Yokuşlar inerek alana vardım. Bu sırada etrafta Çavuşin’e giden rotalar farkettim. Ancak görevlilerle konuştuğumda yüklü bisiklet için uygun olmadığına karar verdim.

Bir gölgeliğe bisikletimi bırakarak rotalarda birkaç km yürüyüş yaptım. Kilise tabelaları vardı ancak ben bulamadan döndüm. Yürüyüş açısından da çekici biryer Kapadokya.

IMG_6948

IMG_6949

IMG_6956

Döndüğümde kafeteryadan portakal suyu aldım ve indiğim yokuşları tekrar çıkmaya başladım. Bu defa sıcak inanılmaz bastırdı ancak yolda bir eşek solladım!

Anayola ulaşınca küçük bir yokuş daha çıktım ve hemen sonrasında Göreme tabelasını gördüm. Buradan sonra yokuş aşağı. Dik yokuşlar inerek Göreme Açık Hava Müzesine ulaştım. Göremenin hemen dibinde dairesel şekilde oldukça dik, kısa yokuşlar var. Bu sıcakta bu yokuşları çıkmak istemezdim.

DCIM100GOPRO

Girişe bisikletimi bırakıp içeri girdim. Burayı daha önce gezmiştim ancak değişiklikler vardı bu defa. Mesela heryer taş kaplanmış ve daha önce girebildiğim bazı yerler ziyarete kapatılmış. İçerideki bir kiliseye giriş ücretliydi ve müze kart geçmiyordu. Girmedim. Gezimin sonunda bir süre oturup dinlendim ve sonrasında müze dükkanını gezdim. Bu tarz dükkanları diğer müzelerde de gördüm. Çok hoşuma gitti. Müzelerin giriş – çıkış noktasında olan bu dükkanlarda o müzeye ve bölgeye ait hediyelik eşyalar satılıyor. Ben de Göreme temalı bir t-shirt almak konusunda çok kararsız kaldım ancak para durumumun kritik olmasından ve bisikletimin çok yüklü olmasından dolayı vazgeçtim.

IMG_6964

IMG_6966

IMG_6968

IMG_6970

IMG_6981

IMG_6986

IMG_6987

IMG_6992

IMG_6995

IMG_7001

Bisikletime atlayıp Göreme’ye gittim. Merkeze geldiğimde Tourist Information bürosunu bularak harita istedim. Şuana kadar edindiğim en özensiz harita! Bir marketten birşeyler alıp yemek için gölgelik bir piknik masasına oturdum. Burada uzunca bir süre dinlendim.  Yemek yedikten sonra bir süre oturdum ve ardından Göreme’den ayrıldım.

IMG_7015

Buradan sonra yokuş inerek devam ediyoruz. Yola paralel giden toprak yolu ve o yolda giden ATV’leri farkettim. O yola girip Çavuşin’e ulaştım. Varınca bisikletimi bağlayıp kaleye çıkmaya çalıştım ancak yukarı çıkan patika tehlikeliydi. Vazgeçtim ve fotoğraf çekip geri döndüm.

IMG_7027

IMG_7029

IMG_7034

Köy kahvehanesi aradım ancak yoktu. Muhtarlıkta oturan amcalar komisyonu kahvehane sorduğumda turistik kafeleri tarif ettiler. Tür olduğumu anladıklarından şüpheliyim. Yavaş yavaş gün sonu gelirken ben de çadır kurabilecek yer arayışına başlamıştım. Göreme’den gelirken yol üzerinde birkaç yeri gözüme kestirmiştim. Toprak yola doğru giderken yolda “Gül Vadisi (Rose Valley)” tabelasını gördüm. Bir satıcıdan da bilgi aldım ve bisikletle “bayaaa” gidebileceğimi söyledi. Daha önce de ismini duyduğum biryer olduğu için bu yöne sapmaya karar verdim.

IMG_7036

IMG_7039

Önce bisikletle gidebildiğim yere kadar gittim ve etrafı inceledim. Dönüşte ise giderken gözüme kestirdiğim düz alanlardan birine saptım ve çadır kurabileceğim yeri buldum; eski bir kilisenin içi!

DCIM100GOPRO

Günlük İstatistikler

TRP 28.30

TOT 10189

TRPTM 2:40:08

AVG 10.60

MAX 65.50

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s