Çamlıhemşin, Çat, Elevit, Tirovit, Palovit, Amlakit, Pokut Bisiklet Turu – 1. Bölüm

Bu yazı 5-8 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz ilk uzun turumuzu anlatmaktadır. Tur günlüğü tutmamıştım ancak Facebook’ta turla ilgili notlar yazdığımı farkedince fotoğraflarla birleştirip buraya eklemeye karar verdim.

Turda topografik harita kullanarak rotamızı belirledik ve takip ettik. Kaçkarlar bölgesi hakkında bilgili olsak da turda pedalladığımız vadilere ilk defa girdik. Biz rotayı bir daire şeklinde oluşturmak istedik. Kullanmak zorunda olduğumuz dar patika nedeniyle bisikletteki malzemeleri sırtımıza almamız gerekti. Malzeme seçimlerimiz de buna göre olmalıydı ancak o zamanlar seçebileceğimiz pek malzememiz yoktu, fotoğraflarda görebileceğiniz gibi. Yağışlı bir bölge olmasına rağmen su geçiren bir çadırla yola çıktık, bisikletin arkasına valiz bağladık, dağcılık malzemelerimizden işimize yarayanları yanımıza aldık. Evet malzemeleriz kötüydü ancak yiyecek, barınma, tamir, yön bulma gibi konularda yardım almaksızın hareket edebilecek bir şekilde yola çıktık. Düşük bir bütçeyle yola çıktığımız bu turu çok ciddi bir sorun yaşamadan, güzel anılarla tamamladık.

Trabzon’dan Ardeşen’e ulaşımımızı otobüsle sağladık. Sonrasında bisikletle devam ettik.

Fırtına deresi.

1

Çamlıhemşin’de son eksiklerimizi tamamladık. Bu noktadan sonra unutulan malzemelerin telafisi çok zor. Amacımız Şenyuva üzerinden giderek, Çat’tan iç yaylalara sapmak ve dairesel bir rota izleyerek Elevit, Tirovit, Palovit, Amlakit, Hazindak, Pokut yaylaları üzerinden tekrar Şenyuva’ya inmek. Ardından da Çamlıhemşin, Pazar’a yönelerek turu sonlandırmak.

2
Çamlıhemsin – Konaklar. Burada tavsiye üzerine yediğimiz tostun pek bi esprisi yoktu ancak, plana uymak üzere bir süre vakit geçirdik.

6

4

Cem’in tekerinin ilk patlayışı. Tüm tur boyunca 5 kez başardı. Cem 5 – 0 Oğuzhan.

7

Bu yolun sonu Verçenik’e gider. Bu kısım beton olduğu için mükemmel. Yüklü bisikletin ağırlığına ve fazlasıyla kalın lastiklere uyum sağlamama bir hayli yardımcı oldu.

9

Şenyuva’dayız. Çinçiva.

10

11

Dönüş yolumuzda tekrar buraya ineceğiz. Aslında ilk olarak rotayı tersten düşünmüştük. Yani Çamlıhemşin – Şenyuva – Pokut – Hazindak – … olarak. Ardından yokuş durumunu dikkate alarak rotayı tersine çevirdik. Evet gidiş için yolun eğimini makul bir hale düşürmüş olduk, ancak dönüşte Pokut – Şenyuva arasındaki yaklaşık 1500 metre irtifa kaybedilen yokuş, pabuç ve balataları yıpranmış bisikletleri ve bizi çok zorladı.

12

Şenyuva’dan itibaren yokuşlar zorlayıcı hale geliyor. Burada Zilkale’ye iyice yaklaşmış durumdayız. Sonraki durak Çat!

14

17

Burada bir alabalık kamyonu duruyor yanımızda. Şöfor amca bizi kamyonuna almak istiyor. Önceden böyle bir düşüncemiz yoktu ancak o anda bindik kamyona. Israrla konuşmamıza rağmen bizimle kısa kelimeler haricinde konuşmuyor. Sebebini sonradan öğrenceğiz.

18

Zilkale. Çılgın restorasyon ürünü.

20

Palovit Şelalesine sapan yol. Bu şelale yaklaşık olarak Pokut’un altında. Sonradan öğrendiğimize göre, Amlakit’i Şenyuva’ya bağlayan yol bu yol. Ancak bu sene temizlenmediği için şu an yol araç trafiğine müsait değil. Bırakın aracı, bisiklet bile zor gidiyor. Sonraki günlerde bir kısmını gitmemiz gerekti bu yolun.

22

Kamyon ile Çat’a varıyoruz. Şöfor amcanın bizimle konuşmamasının sebebinin bizi turist sanması olduğu ortaya çıkıyor. Bir süre sohbet ediyoruz ve vedalaşıyoruz. Çat’tan düz devam edildiği takdirde Verçenik yaylalarına ulaşılabilir. Ancak biz Elevit’e gitmek üzere sol tarafa sapacağız.

24

Çat. Verçenik tırmanışı dönüşü uğramıştık buraya. Muhlaması orta karar. Şu direkler de olmasaymış… “Bal” filmini izleyen burayı hatırlar.

25

Günün sonuna doğru Elevit yolu bizi zorlamaya başlıyor. Kamyona binerek ne kadar doğru bir harekette bulunduğumuzu burada anlıyoruz. Kamyona binmemiş olsak güneş batmadan Elevit’e ulaşmamız imkansız. Biraz dinleniyoruz, birşeyler atıştırıyoruz ve devam.

26

Bu mola yerimizde karşılaştığımız bir canlı. İlk defa burada gördüm. Sağdaki mantarı yemekteydi.

27

Su testisinden çeşme. Bu şekilde birkaç çeşme var. İlginç bir tasarım doğrusu.

29

Elevit’e yaklaşırken bir şelale.

30

Orman seviyesinin bitmesini bekliyoruz artık. Hafiften rüzgar var ve bulutların hareketi sebebiyle bazen güzel ışık düşüyor. Ancak değişken hava bizim için risk demek.

31

Ve sislerin içinden Elevit tabelasını görüyoruz.

34

Görünüm olarak karakteristiği olmayan bir yayla. Sadece ulaşmamız gereken biryer. İlgi çekici birşey de yok. Bu yaylanın özelliği, muhtarlık bulunduyor olması. Yani aynı zamanda burası bir “köy”. Yaylaköy. Vartivor zamanı çoktan bitmiş. Hoşsohbet birine de rastlamadık. Burası da yine “Bal” filminden tanıdık biryer. Yine Cem’le bu defa 2013 yılında Fotomaraton kapsamında Elevit’e geldik. Eski günleri andık. Bu defa gözüme o kadar kötü görünmedi 🙂

elevit

35

Nüfus belirsiz. Burasıyla ilgili aklımda kalan iki şey var. İlki çay içtiğimiz pansiyon tarzı yerin içinde bizi yatırıp karşlığında fazla birşey istemem diyen amca. Ekonomiye dönük düşünce sistemi. Diğeride kamp yeri ararken bizi azarlayan teyze. “Ne işiniz var burda? Kurtlara, kuşlara yem olacaksınız. Motor olsa zor gider yukarı. Bunlarla gidemezsiniz diyerek bizi çadır kurmak için evinin önüne götürdü.

37

Kampımızı tam olarak yukarıdaki fotoğrafın çekildiği noktaya kurduk. Arkadaki tepe muhtemelen 3200 lük. Yapısı da gayet sağlam duruyor. Zirveye uzanan yeşillikler ilgi çekici. Akşam buraya gelirken biraz ev sahibi teyze bizi azarladı. Bisikletle Trovit’e gidilemeyeceğini anlattı bizlere. Biz de sabah erkenden hareket ettik. Daha doğrusu erkenden kaçtık. Sabah belki bize muhlama yapar diyordum.

Yukarıdan Elevit. Bu fotoğrafın sol tarafında Elevit vadisi uzanmaktadır. Arkamızda ise Nafgar ve Karunç adında iki küçük yayla var. Ardından da Trovit var. Elevit’in çıkışında zorlu yokuşlar mevcut. Yer yer bisikletten inmek gerekebilmektedir.

39

41

Yerdeki büyük taşlar ve bisikletin arkasındaki ağırlık nedeniyle bazen sürüş imkansız hale geliyor. Durduğumuzda tekrar hareket etmemiz çok zor. Yük nedeniyle ya bisikletin önü kalkıyor yada bozuk zemine teker tutunamıyor. İlk başlarda bisikleti yan çevirip binip sonra yokuş yukarı devam ediyorduk ancak bir süre sonra elimize alıp devam ettik.

42

Güneş yükselirken, ışıkta uçuşan beyazlıklar güneşle birlikte harekete geçen yüzlerce küçük böcek… Kaçkarlar’da yeni bir gün başlıyor. Gökte para kadar bulut yok.

43

Eğim çok belli olmasa da yolda düz ilerleyemiyoruz. Sürekli istemdışı bir şekilde yalpalaya yalpalaya yolun en soluna gelip aşağı düşmemek için durmak zorunda kalıyoruz.

44

Elevit’ten izlediğimiz zirve.

45

Nafgar yaylasındayız. Yanılmıyorsam 3-4 haneden oluşmaktaydı ve hepsi boş. Sol köşede ise evler ise Karunç Yaylasının evleri.

46

Burası 3-4 haneden oluşan küçük bir yayla. Bunun gibi bir tane de tam karşıda, (sol) yamaçta mevcut.

47

49

Önümüzde vadi kıvrılıyor. Bu muhtemelen sağlam bir geçidin habercisi. İşin iyi tarafından bakmak gerekirse de eğer, Trovit’e yaklaşmış olmalıyız.

50

Trovit’in girişi. İsim konusunda -birçok yaylada olduğu gibi- burada da farklı kullanımlar mevcut. Trovit, Tirovit, Trevit,…

52

Trovit kendi halinde, güzel, şirin bir yayla. Özellikle yukarılardan daha da güzel görünüyor. Bu vadiyi takip ederseniz sağa doğru kıvrıyor ve Karmik Yaylasına ulaşıyor. Biz ise Palovit’e devam edeceğiz. Bu nedenle görülen Horon Geçidini aşmamız gerekiyor. Çok zorlu olacağından şüphemiz yok. Trovitte durup dinlendik ve geçit öncesinde yemek yedik.

53

55

Burada hazırlıklarımızı tamamlıyoruz ve yokuşa sürüyoruz.

Yukarılardan Trovit yaylası.

tirovit

Yavaş yavaş yükselirken geldiğimiz yollar aşağılarda kalmaya başlıyor artık. Aşağıda gözüken orman sınırı ise Elevit.

57

Burası da Trovit vadisi. Yukarıda yol ve elektriği olmayan bir yayla daha var; Karmik. Biz ise Palovit vadisine ulaşmaya çalışıyoruz. Fotoğrafa göre söylersek eğer, sol tarafta kalmakta olan paralel vadi. (Şuan görünmemekte)

58

Ah öldük, vah bittik diyerek zorluyoruz. Geçidi neredeyse yarıladık. Yolun eğimi bir kısımda çok dikleşti. Yoldaki yarıklar ve su akıntıları nedeniyle bazen inip geçtik. Sürüş için artık hiç ihtimal yok derken bir araç yanımızdan tozu dumana katarak geçti, gitti. Biz söylenerek bisikletlerimizi iterken gittiğimiz yönden birinin bağırdığını farkettim. Meğer yanımızdan geçenler yolda bir düzlük bulup bizi almak için durmuşlar. Yolun daha da kötü olacağını belirterek bizi Palovit’e götürmeyi teklif ettiler. Biz de kabul ettik. İkinci ve son araç kullanımımızı burada gerçekleştirdik.

59

Geçidin tepesindeyiz. Arabayı durdurup fotoğraf çekmemizi istediler. Böyle iyi niyetli insanlar görmek mutluluk veriyor.

60

Geçidin diğer tarafı, yani Palovit vadisi. Karşıda görülen yol Samistal yaylasına gitmekte. Burayı Kavrun’a geçmeyi düşünmediğimiz için Tur planından çıkardık. Biz vadi tabanında bulunan Palovit yaylasına ulaşacağız.

61

Cem arabayı çok sevmiş. İnmiyor.

62

Geçitten hareket ettik derken biraz zaman geçmiştiki tekrar durduk. Bu defada bize Kaçkar zirveyi gösterdiler. Fotoğraf çektik ve yeniden devam. Bu arada yaklaşık bir hafta önce o zirvedeydik. O zaman bu turun temeli atılmıştı. Bu turdada başka bir zirve tırmanışımızın temeli atılmakta idi; Altıparmak. Fotoğrafta Kaçkar Zirvesi.

63

Aşağılarda Palovit yaylası.

64

66

Yolda ot toplayan iki kadın gördük. Şöfor amca komşularının çuvallarını almak istedi arabasına. Bir yandan da bizi bırakmak istemiyordu. Biz inmek istediğimizi, zaten yokuş aşağı gideceğimizi söyledik. Kendini baya mahcup hissettiği bariz ortadaydı. Uzuncana konuştuk, anlaştık ve bisikletleri arabaya sıkıştırmak yerine sürmeyi tercih edeceğimizi söyledik. Zaten artık yokuş aşağı gidiyoruz. Burada ben önden giderken çadır çivilerini düşürdüm. Neyse ki Cem faretmiş. Palovit’e vardığımızda aynı amca yolun kenarında bizi beklemekteydi.

Ve Palovit vadisi! Görülen yapılaşma Palovit yaylasıdır. Soldaki kümelenmeye “Meleskür” deniyor. Karşıdaki yol Samistal yolu. Bu vadide aşağı doğru inen yol sizi eğlence’nin merkezi Amlakit’e götürür. Yol şu an Amlakit’te bitmektedir. Bu yaylalar arasında sadece Palovit “geleneksel yayla” tanımını hala taşımaktadır. Bunun nedeni ise hayvancılığın hala aktif olmasıdır. Ancak eskiden yüzlerce hayvandan söz edilirken şu anda sayı onlarla ifade edilmektedir.

68

Palovit’te kapalı bir turistik kafenin oturaklarına oturduk. Bizi arabasına alan amca geldi tekrardan. Hala “kusura bakmayın gençler” modundaydı iyi niyetli amcamız. Burada kendisiyle sohbet etme şansımız oldu. Aklımda esprili bir yaklaşım kaldı o andan.

palovit

“Eskiden tabi haneler gelirdi, yaylacılık yapardı burada. Şimdi yok. Yazlık gibi gelip gidiyorlar. Karıları götürüyorlar tabi İstanbullara. İstanbulu gören karı döner mi tekrar yaylaya? Sonra insanlar niye göçüyor”

70

Palovit vadisi. Buranın yukarısında da yine bir yayla daha var; Apevanak (Apivanak). Araç yolu üzerinden ulaşım mümkün. Ancak biz aşağıya; Amlakit’e gitmeyi düşünüyoruz.

72

Palovit’ten Amlakit’e giden yol. Yokuş aşağı olduğundan sorun yok. Sadece hızlanmamaya dikkat etmek gerekiyor. Yer yer taşlık zemin ve su geçişleri mevcut. Geceyi Amlakit yada Hazindak’ta geçirmeyi planlıyoruz.

73

Çiçek takıntım yoktur ama Kaçkar’ın çiçekleri bir başka.

74

Amlakit yaylası. Palovit vadisindeki son yayla. Kişisel tanımlamamla “Hoş sohbet yaylası”. Oldukça eski evler mevcut ve kendine özgü, “farklı” bir yerleşim mevcut yaylada. Biz de geçidi araçla aşmamızdan doğan zaman farkını “köy kahvesi” ne benzeyen mekanda kullanmaya karar verdik. Bu yaylanın yukarısında (resimde sol üst) Yukarı Amlakit (Kotençur) ve Kermükereç gölü bulunmaktadır.

amlakit

Palovit Vadisi.

77

Tam karşıda Pokut Yaylası.

76

Bu fotoğraftaki insanlarla epey sohbet etme fırsatımız oldu. Yaşlı amca zamanında bisikletçiymiş. Yaşlılık sorunları nedeniyle artık binemediğinden yakınıyor. Yanında oturan amca ise zamanında bu yaylada çobanlık yapmış birisi. Şu anda o da güncel hayata kaptırmış. Ancak, yaylasının kıymetini iyi biliyor belliki. Kışın “acaba bizim yayla ne oldu” deyip Heliski helikopterini kiralayıp, buraya gelmişler. Tabi gelmişken indirivermişler helikopteri. Sonrada en yakın evi açıp çay içmek için içine girmişler. Biz Vartivor’u sorduk kendilerine. Ancak öğrendik ki işin aslı başkaymış. Şimdi şenliğe, turizme dökülmüş artık iş.

78

Samistal’den, çevredeki yolların durumundan, doğal yapıdan, gelenek göreneklerden, yukarıdaki gölden, çığdan, üst yayladan, ot biçilme zamanından, patika yolların araç yoluna dönüştürülmesinden (mavili amca hazindak pokut patikasının araç yoluna dönüştürülmesinde yaşanacak çevre katliamını önlemek için çok uğraş vermiş), palovit şelalesinden, vahşi hayvanlardan, kavrun yaylasına geçişten, çaydan, konaklardan… baya bir sohbet ettik. Son olarak Amlakit – Hazindak yolu arasındaki patika hakkında bilgi aldık. Öğrendiğimize yol çok bozuktu ve patikayı kaçırmamak için dikkatli olmamız gerekiyordu. Eğer kaçırırsak kendimizi Palovit Şelalesinde bulacak ve turu noktalamamız gerekecekti.

Tur raporlarında hep çay ısmarlayan insanlardan bahsedilir. Bir-iki defa bana da ısmaralyanlar oldu ancak genel olarak garipseme ve yabancı görülme durumuyla karşılaşyordum. Burada içtiğim çayları ve sohbetimizi unutmayacağım. Çayların aldığı hararetimiz o günden sonra bir daha uğramaz oldu…

79

Burası aslında araç yolu. Ancak temizlenmesi için yapılan ihaledeki sorunlar nedeniyle bu yaz temizlenememiş. Oysa bu yol temizlenmiş olsa buradan direk Şenyuva’ya ulaşmak mümkün. Kapalı olduğu şu durumda ulaşım bizim kullandığımız rotadaki gibi Şenyuva- Çat – Elevit – Trovit – Palovit – Amlakit yoluyla sağlanıyor. Eğer aracınız yoksa haftanın iki günü Amlakit’ten minibüs seferi mevcut.

80

Yolun düzeldiği yerlerde bisikleti sürmeye çalışıyoruz ancak aniden bozuluveriyor. Ayrıca bir yerde patika bu yoldan ayrılıyor. Burayı kaçırmamamız lazım. Zor görünen biryer olarak özellikle dikkat etmemizi söylediler. Tek bildiğimiz; Galler Düzü (Kallerin Düzü) nün ardından dere göreceğiz (Evet burada da Galler Düzü varmış). Dereyi geçince ormanın içine patika sapıyor. Orada patikayı gördük gördük. Göremezsek eğer, Palovit Şelalesine kadar ineceğiz.

81

Tedirgin bir inişten sonra buranın bahsi geçen dere olabileceğine karar veriyoruz. Patika ustaca saklanmış

82

Patikanın girişi. Tam karşımızda yol devam ediyor ve fotoğrafın ortalarında yoldan yukarı bir yaya patikası ayrılıyor.

84

Ormanlık alana girmeden karnımızı doyurmaya karar veriyoruz. Burada yemek yaparke yanımızda taşıdığımız sucuğu patikanın sonuna saklamaya karar verdik. Bozulmasın, soğusun diye suya koyduğum bir kangal sucuğu ve azıcık yenmiş kaşar peyniri burada unuttum! Patika bittiğinde farkettim ancak artık çok geçti, ayıya hediye etmiş olduk

85

Buradan sonra katırlarla devam ediyoruz. Bisikletleri elimizde götürmemiz gerektiğinden, yükü olabildiğince omzumuza almaya çalışıyoruz. Vahşi hayvanlar konusunda dikkatli olmamız konusunda defalarca uyarıldık, torpiller kolayda.

88

90

92

Çok bariz izler var. Sayıca da çok fazla. Turun başında bir kutu torpil almıştık. Burada Cem’le bölüştük. Yürürken ses duyduğuna dair tereddüt yaşayan hemen torpil atıyordu. Sık orman nedeniyle de günışığından da yeterince faydalanamıyoruz.

91

Yolun bazı kısımlarına çok büyük taşlar döşenmiş durumda.

93

Yavaş yavaş gün batıyor.

hazindak2

Burası ise kamp alanımıza en yakın su kaynağı. Ormanın içerisinde kalıyor. Gece su almak için buraya gelmemiz gerekti. Önce birkaç tane torpil atıp hızlı bir operasyonlar su alıp kaçtık. Ayrıca gece vakti ormandan daha önce duymadığımız sesler gelmekteydi. Ben elektronik bir sese benzettim ancak gerçek olacak kadar canlı ve yüksekti.

101

102

103

Patikanın sonu.

 İkinci bölümü okumak için tıklayınız.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s