3. Gün Bel – Belceğiz – Gavurağılı – Pydnai – Letoon – Kumluova*

Yorgun uyandım, zar zor toparlandım. Caminin imamı izine gitmiş, giderken de tuvaletlerin kapılarını kilitlemiş, cemaate tatil etmiş. Caminin kapısını bulmakta zorlanınca yoldan geçen bir kızdan yardım istedim. Kapı tel örgü şeklinde ayırması çok güç.

DCIM100GOPRO

Bel’den çıkarken bir çobanla karşılaştım. 45 dakikada Belceğiz’e varacağımı söyledi. 30 dakikada ulaştım. İşaretlerin azlığı dikkatimi çekti. Gavurağılı’da daha önce karşılaştı İngiliz’le yine karşılaştım. İnişe geçmeden önce güneş kremi sürdüm. İniş zorlu. Sırtımdaki çantayla zorlandım. Birkaç defa rotayı da kaybettim. Gavurağılı’da su olmadığını biliyordum ancak rotayı takip ederken kendimi bir su kaynağının önünde bulunca şaşırdım. Hem de çeşmenin önünde içine girip serinleyebilecek bir havuz oluşmuştu. Burada yemeğimi yedim. Rotaya devam edince deniz kenarına indim. Patikanın bittiğini görünce moralim çok bozuldu. Bu arada GPS saatim de bozuldu ve açılmamaya başladı. Geri döndüğünde bir yol ayrımında “T” işareti gördüm. Yani rota düz de devam edebilirdi ancak ben ilginç bir şekilde sadece aşağıdaki işareti görmüştüm. Bir süre sonra araç yoluna bağlandım. Ortada yine işaret yoktu ama rotanın tepeyi aştığını biliyordum ancak geldiğim yöne doğru gittiğimden tekrar Gavurağılı’na varma ihtimalim yüzünden tedirgindim. Geldiğim yöne doğru yokuş aşağı yürümeye başladım. Tepeye doğru giden bir yola saptım. Sadece girişinde bir baba vardı. Yolda tek tük işaretler gördüm. Bir süre sonra patikaya girdim. Biraz ilerledikten sonra rotayı yine bulamaz oldum çünkü ağaçlar kesilmiş patika ağaçların altında kalmıştı.

DCIM100GOPRO

Kiminin etrafında dolaştım kiminin üzerinden atladım. Tepeye varırken işaretleri yine kaybettim. Artık bıktığım için kafama göre Patara plajına inmeye karar verdim, zor oldu. Asfalt yola inince tekrar patikayı buldum. Yine işareti yoktu. Karşımdaki tepeye tırmandım ama Pydnai’yi bulamadım. Tekrar işareti yakaldım ve devam ettim. Pydnai’yi kaçırdığımı anladım. Sıcağın etkisiyle yürüyüş artık sıkıcı bir hal almıştı, bunu hiç hiç umursamadım bile. “Yıkılmak üzere olan ama yıkılmayan” köprüyü geçtim. Patara sahiline çıktım.

Ayaklarımı denize sokup oyalandım. Amfibi ayakkabılarımı giyip devam ettim. Asıl yol su altında olunca paralel yoldan gittim. İnsanlar ve çocuklar sürekli selam veriyorlar. Bir teyze serasını gezdirdi. Bir kasa gösterip “Buradan istediğin kadar al, fotoğrafını çek de koy. 5 liraya aldığınız domatesler işte” de dedi. 3 domates alıp ayrıldım.

20150513_174122

Letoon’u görünce girip gezdim. Sular altında güzel görünüyordu. Görevli yanındaki alınan sit alanı olduğunu söyledi ve burada kalma hayalim suya düştü.

20150513_182905

Eşen Çayına doğru yöneldim. Bu sırada bir aile beni muşmula yemeye çağırdı. Israrla söylememe rağmen çantama çok fazla domates, biber, muşmula doldurdular.

20150513_193300

20150513_190739(0)

Yürümeye devam edip çayın yanındaki zeytinliğe çadır kurdum. Akşam iki araba geldi. İçip oynayıp gittiler. Sabaha karşı üşüsem de güzel bir uyku çektim.

Advertisements

One thought on “3. Gün Bel – Belceğiz – Gavurağılı – Pydnai – Letoon – Kumluova*

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s