20. Gün Çıralı – Yanartaş – Ulupınar – Yukarı Beycik*

Sabah 05:30’da uyanınca Nick ve Bego’yu beklememeye karar verdim. Ne de olsa yolda beni yakalarlardı.

Yanartaş’ın girişinde havlayan köpeklerden başka kimse yoktu. Ben de hızlıca içeri girdim. Böylece 6tl cebimde kalmış oldu.

20150530_082500

Yanartaş’ı tırmanıp indikten sonra dereye ulaştım. Rota buradan itibaren Karadeniz gibi yemyeşil ve gürül gürül akan derenin yanında ilerliyor. Dereyi devrilen bir ağacın üzerinden dereyi geçtim.

Ulupınar’da alabalık lokantaları mevcut. Ben şişelerimi doldurup devam ettim. Rota bazen yoldan bazen patikadan devam ediyordu. Yukarı Beycik yakınlarında kendimi bir anda asfalt yolda buldum. Bir tuhaflık vardı çünkü işaretleri takip etmekteydim ve ulaşmam gereken yer burası değildi. Caminin yanına ulaşmam gerekirken ben kendimi bir pansiyonun önünde buldum. Bana doğru gelen pansiyoncuyu görünce müşteri kapmak için işaretleme yapıldığını anladım.

Tabiki asfalt yol üzerinden köye doğru devam ettim. Yukarı Beycik’e ulaştığımda beni bir sürpriz bekliyordu; market kapanmıştı. Marketin yanındaki pansiyondan davet ettiler. Bana sıcak su da verip ocağımı yaktırmadılar. Burayı daha önce İstanbul’da tavernası olan bir abi çalıştırıyor.

20150530_145855

Belos’ta beraber kamp yaptığımız çiftin bu sabah, Fransızın ise dün sabah pansiyondan yürümeye başladıklarını öğrendim. Benim Çıralı’da yakalandığım sağanak yağışlara çift yolda yakalanmış ve buraya araba tutarak gelebilmişler. Uzunca bir süre Bego ve Nick’i bekleyerek dinlendim. Ben beklerken yeniden yağmur başladı. Pansiyon sahibi bu havada yukarı gitmemi pansiyon önünde çadır kurmamı önerdi. Gidişata göre davranmaya karar verdim.

Pansiyondayken genç bir arkadaşla tanıştık. Beycik’teki markete gideceğini duyduğumda kendisine para verip bana çikolata gofret getirmesini istedim. Çünkü bir sonraki market Gedelme’de ve oraya ulaşmama 2-3 gün var. Bu sürede gereken yiyeceği taşıyor olmam gerekiyor. Bu şekilde marketin kapanmasından doğan yiyecek sorunumu halletmiş oldum.

DCIM100GOPRO

Yağmur dinince kamp yeri tavsiyesi alıp pansiyondan ayrıldım. Bana yolda anahtarlık, kolye, çay, kahve satan birinden bahsetmişler ve uğrayabileceğimi söylemişlerdi. Oraya ulaşınca pek muhabbetli biri olmadığını gördüm ve sularımı doldurup devam ettim.

Vakit ilerleyince biraz tedirgin olmaya başladım. Çünkü çadır kurmak için pek yer göremiyordum. Arasıra patikadan ayrılıp düzlük alanları inceliyordum.

20150530_164618

Ancak yine de bana tavsiye ettikleri gibi patikanın yanında belirecek olan düzlük, çimenlik kamp yerini arıyordum. Sonunda buldum ve rahatladım. Ortam ateş yakmaya da uygundu ancak çalılar ve odunlar yağan yağmurdan ıslanmıştı.

Ocağımı yakıp kahve yapmak için su ısıttım. Bu sırada kamp alanını düzenleyip kendime çadır yeri belirledim ve çadırı kurdum. Kahvemi içerken Nick ve Bego geldi. Böylece tekrardan birleşmiş olduk. Ulukışla’da alabalık yiyerek oyalanmışlar meğer.

Yürürken ortamın serinliğini ciddiye almamıştım ancak gece çok serin oldu. Baya üşüdüm. Bunda giysilerimin nemli olmasının etkisi de vardı. Sonunda ocağımı yakıp sıcak su içtim. Ocağı bagajda yaktığım için çadır da ısınmış oldu. Uykuya dalmadan önce termometre 10 dereceyi gösteriyordu.

Advertisements

One thought on “20. Gün Çıralı – Yanartaş – Ulupınar – Yukarı Beycik*

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s