23. Gün Göynük* – Hisarçandır

Bu etap kısa bir süre öncesine kadar rota üzerindeki son etaptı. Sonrasında iki etap daha eklendi ve rota iki gün daha uzadı.

Sabah erkenden kanyona girdiğimizden para ödeme derdinden kurtulduk. Artık rotanın sonunu görebilmem nedeniyle keyifliydim, yavaş yada hızlı olmamın çok önemi yoktu. Sadece aklımda önümdeki yaklaşık 1500 metrelik çıkış vardı. Bunu aştıktan sonra herşey kolay olacaktı. Bu mesafeyi tamamlamam zor olmadı. Sadece su konusunda biraz yaşadım. Rota üzerindeki son su kaynağını güvenilir bulmadık bu nedenle sularımıza arıtıcı ilaç attık. Bu da bir saat boyunca su taşıyor olmama rağmen susuz kaldım.

20150602_123127

Rota gölgelik bir alanda ilerliyor. Yükseldikçe geçitler aşmaya başlıyorsunuz ve güzel manzaralar izliyorsunuz. Tam bir “sonun başlangıcı”.

Rotanın tepe noktası olan yaylaya yaklaştığımızda yağmur başladı. Bu yayladan hemen önceki su kaynağından su içip boş şişemi doldurdum.

20150602_124717

Tepedeki yaylada bir küçük köpeğe ıslık çalarak yanıma çağırmak istedim. Bu sırada yakındaki bir arabanın arkasından çılgın ve vahşi bir çoban köpeği fırlayıp saniyler hatta saliseler içerisinde yankmızda bitti. Batonlarla köpek üstümüze gelmeden durdurabildim. Sonrasında sahibi çıkıp köpeği çağırdı. İlk defa böylesine saldırgan bir köpekle karşılaştım.

Rota buradan sonra Hisarçandır’a kadar alçalıyor. Bu güzel olsa da sorun yaratacak olan neden yolun stabilize olması. Bu kısmın ne kadar sıkıcı olduğunu kelimelerle anlatmak mümkün değil. O kadar sıkıldım ki hızlıca bitirebilmek için Bego ve Nick’i geride bırakarak önden durmaksızın devam ettim. Hisarçandır’a varana kadar can sıkıntısından akla karayı seçtim. Belki de Likya Yolunun en sıkıcı parçası burasıdır. Sert yoldan dolayı ayaklarım zarar gördü.

DCIM100GOPRO
Fotoğraftan belli olmasa da bu çok sinir bozucu bir andı. Güneş cayır cayır yakarken aynı zamanda yağmur atıştıryordu.

Hisarçandır’a varır varmaz hemen kahvehaneye girdim. Bego ve Nick gelince onları çay ısmarlamak için kahvehaneye davet ettim. Onlar da bana tost ısmarlayınca durumun bir esprisi kalmadı. En son yıllar önce Karaman’da yediğim tosttan yedim.

Süper Üçlü.
Süper Üçlü.

Ben daha fazla yürümek istemiyordum. Bir an önce çadırımı kurup temizlenmek, ayaklarımla ilgilenmek ve yarın için dinlenmek istiyordum. Nick de oldukça yorgundu. Etrafa bakındık ve caminin yanında kamp kurduk. Çadırım kırık pol nedeniyle artık biçimsiz kuruluyor. Kamp kurulduktan sonra temizlenip üstümü değiştirdim. Ayaklarıma pansuman yapıp Bego’nun verdiği kremden sürdüm.

Bego ve Nick çadırlarına çekinirlerken dinlenmek için kahveye gittim. Yanımda Göynük’ten aldığım karışık turşuyu da götürdüm. Turşunun suyunu süzüp kahveciye verdim, tavsiyesi üzerine kekik çayı içtim. Çok güzeldi.

Uykum gelince çadırıma gittim. Çadıra girmeden önce ayakkabılarımı bavalanması için birkaç metre uzaktakş kayanın üzerine koydum. Bu yarın stresli bir başlangıca sebep olacaktı.

Advertisements

One thought on “23. Gün Göynük* – Hisarçandır

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s