Salomon Synapse Flow 45 AW İncelemesi

14368751_10209329248121542_1948303758205560175_n
Bu çantaya yaklaşık olarak bir yıldır sahibim. Bu bir yıl içerisinde çantamı Frig, St Paul, Karia ve Likya Yolunun ve Kapadokya’nın çeşitli etaplarında deneme şansım oldu. Çantanın olumlu ve olumsuz özelliklerine dair fikirlerim artık oturmaya başladı. Bunun sonucunda da bu düşüncelerimi yazmaya karar verdim. Bu çantayı araştıracak yada alacak olan insan sayısı pek az olacaktır ancak işe sadece bu çanta açısından bakmamak gerekir. Bugüne kadar okuduğum her inceleme yazısı, alacağım ürüne nasıl yaklaşmam gerektiğini öğretti bana. Bu yazının da okuyanlara, sırt çantası seçimi konusunda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda yardımcı olacağını düşünüyorum; umarım yanılmam.
13177304_10208234034541887_3448661743897048620_n
Bugün küçük bir taşınma faslından sonra çantamdaki eşyaları boşaltırken çantamın görünümünün oldukça kirli, kumaşının yapış yapış ve fileli kısımlarının içlerinin; toz, diken ve çeşitli parçacıklarla dolu olduğunu gördüm. Çantamın yıkanma vakti gelmişti. Doğa sporlarında kullandığım malzemelerin makinada yıkanması taraftarı değilim ancak malzemelerim çok kirlendiği durumlarda bu işlemi yapıyorum; membran katmanı olan kumaşlar hariç. Çantamı yıkamaya hazır hale getirmek için öncelikle hiç kullanmamış olduğum yağmurluğu ve üzerinde takılı olan kişisel malzemeleri çıkarttım. Çantanın iç kısmında bulunup çantanın şeklini oluşturan teli yokladım. Tel sandım ancak bu sert plastikten yapılmış bir kablo idi. Bunu çanta içerisinde esnetip döndürerek çok zorlanmadan çıkarttım. Ardından iç kısmındaki cırt cırtı açıp destek kısmına ulaştım. Burada yumuşak bir plaka ve bu plaka üzerine yerleştirilmiş, sırtın iki yanına destek olan, iki beyaz şerit bulunmaktaydı. Bunları çıkartırken beyaz şeritlerden birinin yapıştırıldığı plakadan tamamen koptuğunu, diğerinin ise kopmak üzere olduğunu gördüm. Onu da kendim koparttım. Kolayca ve düzgünce yapıştırabileceğimi düşünüyorum bu parçaları. Bunları elimde bir güzel yıkadım ve kurumaya bıraktım. Çantanın kalanını ise balkona çıkartıp ters çevirerek içindeki toz ve parçacıkları silkeledim. Artık makinaya girmeye hazırdı. Çantayı hazır bu kadar kurcalamışken de fotoğraflayıp inceleme yazısına eklemeye karar verdim.
16402660_10210586095741947_1813500968647786783_o
Çanta temel olarak bu parçalardan oluşuyor. Kumaş kısım, yağmurluk, esnek sırt plakası, frame görevi gören plastik kablo.

Genel Yapı

13267865_10208346141304486_6719255995516438416_n
İsminden de anlaşılacağı gibi çantanın hacmi 45 litre. Çeşitli sitelerde iki günlük faaliyetler için uygun olduğu söylense de dikkatli malzeme seçimi ve düzenli bir kullanım ile daha uzun rotalarda kullanmak mümkün. Benim en uzun süreli kullanımım bir aydan fazla sürdü. Bu süre içinde malzemeleri taşımak için herhangi bir ek çanta, poşet kullanma ihtiyacı duymadım. Çanta 1 ana göz, 1 üst (kişisel eşya) göz, sağda ve solda olmak üzere iki adet bel cebi, çantanın iki yanında birer fileli göz, ense hizasında yağmurluk gözü ve ön yüzde geniş ancak yassı bir gözden oluşuyor. Ön yüzde iki adet pol – kazma bağlantı noktası mevcut. Yan kısımlarda ikişer adet sıkıştırma perlonu bulunuyor. Bu perlonlar duruma göre farklı amaçlar için kullanılabilir. Arka tarafında ise çantanın vücuda bağlanmasını sağlayacak olan omuz, bel ve göğüs perlonları bulunuyor.

Ana Bölme

Bu göz çantanın en uzun fermuarına sahip olan bölüm. Çantanın bir alt köşesinden başlayan fermuar, çantanın etrafını dolaşarak diğer köşede sonlanıyor; adeta bir bavul gibi. Bu uzun fermuar çanta içerisine kolay erişimi mümkün kılsa da bazı dezavantajları var;
-bu fermuar zarar görürse çanta kullanılmaz hale gelebilir,
-çanta çok dolu iken bu uzun fermuarı kapatabilmek zahmetli,
-fermuar oldukça aşağıdan başladığı için çantayı nizami olarak yerleştirmek zor,
-fermuarın dikkatsizce açılması sonucunda içerisindeki malzemelerin dışarı saçılması mümkün.
Ancak bunların çoğu kullandıkça üstesinden gelinebilecek sorunlar. Ben çantamın bu bölmesinde çadır, şişme mat, tulum, tulum astarı, kamp seti, üstümdekinden hariç iki – üç çift giysi, panço ve diğer kamp – yürüyüş malzemelerini rahatlıkla taşıyabilmekteyim. Mecbur kalmadıkça çantanın dışına malzeme asmıyorum.
Bu bölümde ayrıca su torbası için ayrılmış bir bölüm ve su torbasını bağlamak için bağlantı perlonu mevcut. Çanta su torbası kullanımı için uygun tasarlanmış.

Yan Kısımlar

885037_10207185463528267_4397303822602124000_o
Yanlarda bulunan iki fileli gözde 1,5 + 1,5 olmak üzere 3 litre su taşınabiliyor. Aynı zamanda bu gözlerden herhangi birine şişe ile beraber rehber kitap yerleştirilebilir. Bu sayede bilinmeyen bir rotada çantayı indirmeksizin kitaba ulaşmak mümkün oluyor. Bu gözlerin bulunduğu kısımlarda ikişer adet ayarlanabilir perlon mevcut. Ben bunları en çok yürüyüş esnasında giysilerimi kurutmak için kullanmaktayım. Gerekli durumlarda bu kısımlarda polar, yağmurluk, panço yada ayakkabı gibi duruma göre kolay ulaşılabilmesi gerekebilen malzemeler de taşınabilir.

Omuz ve Göğüs Perlonu

Çantanın omuz perlonlarında “dynamic system” adıyla farklı bir sistem kullanılmış. Sıradan çantalarda omuz perlonlarının bir ucu çantanın üst kısmına, diğer ucu çantanın al köşelerine bağlı iken bu çantada sağ ve sol perlonlar çantanın alt kısmında, içeriden ön yüzüne doğru ilerleyerek birbiriyle birleşmekteler. Bundan dolayı çantanın sağ omuz perlonunu çekip burada oluşan halkayı (çantayı sırtımıza alırken kolumuzu geçirdiğimiz halka) genişlettiğimizde sol taraftaki halka daralıyor, yada tam tersi. Tabi bu hareketin kısıtlanması için iki taraftan da bu hareketli perlon başka perlonlar yardımıyla sabitleniş durumda. Bu durumda omuz perlonları birkaç santim hareket edebiliyor. Çantanın bu yapısı omuzların fazlaca hareket ettiği durumlarda çantanın ağırlığının tek omuza binmesine engel olup ağırlığın dengeli dağıtılmasını sağlıyor. Omuzlar hareket ederken perlonların hareketlenmesi ile çanta yerinde sabit kalıyor. Bu durum baton yardımıyla yapılan sert çıkışlarda ve ellerin kullanılması gereken kaya etaplarında daha dengeli hareket imkanı sağlıyor. Ancak eğer aşağınızda yada yukarınızda olan bir destek noktasına uzanıp kendinizi bırakmaya yada çekmeye çalışıyorsanız ve sırtınızda bu çanta varsa dikkatli olmanız gerekiyor. Yan döndüğünüz esnada istem dışı hareketlenen çantanın alt kısmı birkaç santimetre kaydıktan sonra aniden duruyor. Bu duruş esnasında sizi aşağı savurmaya çalışıyor. Bu durumla ilk karşılaştığımda bir kanyonda bulunan kayalık etapta kendimi aşağıdaki büyükçe bir kayanın üzerine bırakmak için yan dönüp aşağı sarkmaya çalışıyordum. Sırtımdaki çantanın bir miktar kayıp beni savurabileceğini hiç düşünmemiştim. Ben tedirgin tedirgin aşağıdaki kayaya sarkmaya çalışırken çantanın hafifçe kayarak bir anda beni aşağı çekmesi korkutmuştu ancak durumu toparlayabildim. Bu tecrübeden sonra çantanın bu davranışına alışmış oldum.

Bel Kolonu ve Cepler

Çantanın bel kolonu hakkında düşüncelerim pek iyi değil. Bele oturacak kısım yapı olarak çok narin. Çanta dolu iken bel klipsini kapatıp perlonu sıktığımızda, çantanın belimize oturmasına yardımcı olacak olan bu kısmın desteği yetersiz kalıyor. Bu kısmı ne kadar sıkarsak sıkalım çantanın belde sabit kalması sağlanamıyor. Bu da zaman zaman durup çantayı yukarı almamıza gerektiriyor. Bu yetersiz yapı nedeniyle aslında oldukça geniş olan bel ceplerinin verimli kullanımı da engellenmiş durumda. Cepler büyük olmasına rağmen üzerlerinde oluşan baskı nedeniyle cebe konulan çakı, telefon yada başka sert cisimler cepte sıkışıyor hatta vücudu rahatsız edebiliyor. Benim çantamın ceplerindeki fermuarlardan birisi özellikle bu baskı nedeniyle zorlandı ve bozuldu. Fermuar kendi kumaşından ayrıldı. Çantanın zayıf bel desteğine ve zamanla belden kayması durumuna yürüyüşün ilk günlerinde alışılıyor ancak iç kısımdaki desteğin az oluşunun ceplerden yarattığı baskı ile ceplerin hacminin daralması üstesinden gelinemez bir durum.

Sırt Sistemi

Daha önce kullandığım çantamın (Timberline Condor 65) sırt sistemi son derece güzeldi. Çantanın kuyruk sokumu bölümünde bulunan kabarık kısım bele oldukça iyi oturuyor, aynı şekilde güzel desteklen bel kolonu da bel perlonu sıkıldığında beli son derece iyi kavrayarak çantayı stabil bir durumda tutuyordu. Bu çantada ise yukarıda belirttiğim gibi bel kolonunun desteği oldukça zayıf ve bu durum stabil olmayan bir yapıya neden oluyor. Benzer şekilde, çantanın sırt sisteminin alt kısmı; belimize oturacak olan kısım da yeterince desteklenmemiş durumda. Bu kısım da tıpkı bel kolonu gibi çantanın bel hizasında kalmasına yardımcı olamıyor ve çanta zamanla aşağı kayarak ağırlığın bele değil, omuzlara binmesine neden oluyor.

Tepedeki Göz – Kişisel Malzeme Gözü

Çantaların vazgeçilmezi olan bu göz bekleneni verecek şekilde tasarlanmış; geniş erişim sağlayan bir fermuar ve kişisel malzemeleri rahatlıkla alabilecek kadar geniş bir hacim. İçerisinde anahtar bağlantı perlonu mevcut.

Yağmurluk

Tepedeki gözün diğer tarafında, ilk bakışta görülmeyen bir cebin içerisinde bulunmakta. Düşüp kaybolması ve pratik takılabilmesi amacıyla bir perlon ile cebin iç kısmına bağlı. Fosforlu sarı rengiyle doğa için biçilmiş kaftan. Kumaş ripstop değil ancak bunun büyük bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta temel amacı; çantayı yağmurdan korumak.

Çantanın Ön Yüzü; Yassı Göz, Pol – Kazma Bağlantı Noktaları

14359248_10209346595675220_8858514715896478465_n
Bu kısımda yukarıdan aşağıya doğru inen uzun bir fermuar bulunmakta. Bu fermuar ana göze erişecekmiş gibi dursa da bu işe yaramıyor, genişçe yassı bir göze açılıyor. Çantanın ana gözünün dolu olması bu gözün kullanımını kısıtlamakta. Ben bu gözde genel olarak katlanmış giysi, harita, kitap, ekmek, yufka gibi kalınlığı az olan eşyalar taşımaktayım. Çantanın ön yüzünün sağ ve sol kısmında yürüyüş polü yerleştirilebilecek bağlantı noktaları bulunmakta. Gerekli durumlarda bu kısımlara yürüyüş yada tırmanış kazması takılabilir. Ben bazen buraları giysi kurutmak için kullanıyorum.
13062318_10208082035382003_8299976246351728277_n

Artılar

+ Çanta oldukça hafif.

+ Kullanım alanı ve tarzı geniş.

+ Gözlere ulaşım kolay.

Eksiler

– Bel kolonu ve sırt sisteminin özellikle bel kısmındaki desteği yetersiz.

– Bel kolonu cepleri yeterince kullanışlı değil.

– Narin.
13263693_10208360780750463_3798669601001739974_n

Çanta üzerine genel düşüncelerim;

Bu çanta alabileceğiniz en iyi çanta değil, en dayanıklı yada en rahat çanta da değil, seyahatlerde kullanılabilecek bir çanta hiç değil. Ultralight yürüyüşçüler yada bu türde yönelimi olan sporcular için tasarlanmış bir çanta. Ortalama yürüyüş, tırmanış çantalarının 2-3 kg olduğunu düşünürsek çantanın çok hafif olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu şekilde düşük bir ağırlığa ulaşabilmek için doğal olarak bazı avantajlardan vazgeçilmiş durumda. Sırt sistemi, bel kolonu, çanta kumaşı alışılmış – hantal çantalara göre daha narin ve zayıf. Şahsen ben bu eksikliklerin çantanın kullanım amacı göze alındığında kabul edilebilir olduğunu düşünüyorum. Kullanımı etkileyen büyük problemler mevcut değil. Daha iyi bir çanta nasıl olabilirdi diye düşünürsem genel olarak bel sisteminin daha destekli olmasını, ve çantanın ön yüzündeki dikey fermuarlı yassı bölme yerinde fileli, genişçe bir göz olmasını isterdim.
– Malzemeleri üzerine kafa yormuş; hafif ve düşük hacimli malzemeler toplanmış,
– klasik çantaların temel özelliklerinden vazgeçmeden daha hafif ve küçük hacimli çantalara geçmek isteyen,
– aktivite esnasında çantasını delici ve aşındırıcı darbelere karşı koruyabilecek kişiler için iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum.

Teknik Detaylar

Ağırlık: 890 gr.
Kapasite: 45 lt.
Cinsiyet: Unisex.
Kumaş: 70D PA 210T Ripstop PU, 210D HD Oxford Ripstop Nylon PU.