Frig & St. Paul Yolu – Yola Başlarken

20160615_141657
Perge Antik Stadyumu. Frig Yolu’nun ardından başladığım St. Paul Yolu’nun benim için bitiş noktası.

Bu yazı ve yazıyla bağlantılı olan yürüyüş notları, St. Paul Yolu ve Frig Yolu hakkında bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Yerleşim isimleri, zamanlamalar, kişiler ve yol tarifleri her ne kadar dikkatli yazılmış olsa da hatalı olabilir. Faydalanırken bu konu dikkate alınmalıdır. Rotalar hakkında bilgi sahibiyseniz;

Buraya tıklayarak Frig Yolu notlarıma ve fotoğraflarıma,

Buraya tıklayarak St. Paul Yolu notlarıma ve fotoğraflarıma ulaşabilirsiniz.

Aşağıdaki yazı, bu iki rota için genel bilgiler, yorumlar ve yürümeyi düşünenler için tavsiyeler içermektedir. 

Likya Yolu‘nu yürüyüp, yürümeyi de sevdiğimi anladıktan sonra etrafımda hangi rotalar olduğunu araştırmaya başlamıştım. Arada sırada birkaç günlük yürüyüşlerim olsa da yıllık izin günlerimde uzun rota yürümeyi zaten planlıyordum. Yürümek için ise coğrafyası ve kültürüyle diğer rotalardan farklı ve benim için daha yabancı bir ortam olan Frig Yolu’nu seçmiştim. Yürüyüşümden birkaç ay önce rehber kitabı edinip her gün yanımda gezdirmeye başlamıştım bile.

Frig Yolu’na hazırlanırken diğer yandan yürüyüşlerimde kullandığım çantamı küçültmüş, bunun sonucunda hacimli ve ağır olan bazı malzemelerimi yenisiyle değiştirme gereği duymuştum. Yeni edindiğim malzemeleri haftasonu kamplarında test ettim. Deneyemediğim tek malzemem, yürüyüşe çıkmadan birkaç gün önce aldığım botlarımdı. Son anda yaptığım rota değişikliği, beni doğal olarak malzeme konusunda değişikliğe zorlamıştı.

Rota değişikliği düşüncemin ortaya çıkışı şöyle oldu. İzin tarihim yaklaşırken Frig Yolu rotalarından biri hakkında bende tereddütler oluşmaya başladı. Bu, diğerlerine göre daha zayıf kalan üçüncü rotaydı. Diğer rotalara göre daha düz, daha susuz, daha ıssız ve görsellik olarak daha yalın olan bu rotada canımın sıkılabileceğini, bir süre sonra yürümenin anlamsız gelebileceğini düşünmeye başladım. Yola çıkış amacım iddia yada inat olmadığına göre kafamda daha yürümeden soru işaretleri oluşturan bu rotadan vazgeçebilirdim. Peki kalan zamanda denize kenarında yatarak günlerimi harcamak istemiyorsam ne yapabilirdim? Mesela başka bir rotaya gidebilirdim. Evet, en mantıklısı buydu.

Bütün alternatifleri düşündüm. Frig Yolu’nun Rota-1 ve Rota-2 sinin ardından vakit kaybetmeden gidip yürüyebileceğim bir rota aramaya başladım. Son zamanlarda ilgimi çekmeye başlayan St. Paul Yolu’nda karar kıldım. Tamamlayamayacak olsam bile en azından vaktim olduğu kadar rota üzerinde vakit geçirebilmek benim içi yeterli olacaktı. Sonunda planımı tamamlamıştım.

Ankara’dan otobüsle Seydiler Beldesi’ne geçecektim. Oradan Yazılıkaya’ya, Yazılıkaya’dan da Yenice Çiftliği’ne yürüyecek, Frig Yolu’nun birinci ve ikinci rotalarını tamamlamın ardından otostop, dolmuş yada otobüs ile Kütahya Otobüs Terminali’ne geçecek, yakaladığım ilk otobüs ile önce Isparta’ya, oradan da Eğirdir’e geçecek, eksiklerimi ve hazırlıklarımı en kısa sürede tamamlayıp St. Paul Yolu’nu yürümeye başlayacaktım.

Frig Yolu’nun kolay rotalarından sonra St. Paul’ün sert etaplarında ne yapacağımı kestiremediğim için ilk hedefim Sütçüler ilçesi olacak, yeterince vaktim olursa ve iyi durumdaysam Yazılı Kanyon’a girerek Antalya’ya devam edip rotayı tamamlayacaktım. Gayet uygulanabilir plandı ve başarıyla uyguladım. Planı tutturduğum gibi geriye kalan birkaç günlük zamanda da Antalya’da tatil yaptım, dinlendim. Rota üzerine düşüncelerime, yorumlarıma ve tavsiyelerime gelecek olursam;

Karşılaştırmalı rota yorumum;

Ne yazık ki bu iki güzel rota, diğerleri gibi Likya Yolu’nun gölgesinde kalmış, birçok insan tarafından isimleri bile duyulmamış. Şahsen ben, bu rotaların Likya Yolu ile yarışabilecek güzellikler barındırdığını düşünüyorum. Ayrıca sırf popüler olduğu için Likya Yolu’nu yürümeye çalışan birçok insanın, bu rotalarda daha keyifli bir yürüyüş deneyimi elde edebileceklerini düşünüyorum.

Kırlarda bayırlarda dolaşmak, yürümek için çabalamak yerine doğayı izlemek, anadolu kültürünü ve misafirperverliğini görmek istiyorsanız Frig Yolu tam size göre. Yürürken bu kadar güzel bir rotanın nasıl bu kadar az yürüyüşçü çektiğine şaşırdım açıkçası. Ayrıca rota oldukça temiz, rahatlıkla doğaya ve antik yapılara odaklanabiliyorunuz.

Uzun iniş ve çıkışlar içeren etaplarda yürümek, yüksekten manzaralar seyretmek, zaman zaman zorlu rota nedeniyle heyecanlanmak, anadolu kültürü ve ikliminden akdeniz kültür ve iklimine geçişi gözlemlemek, doğayla mücadele etmek istiyorsanız St. Paul Yolu’nu yürümenizi tavsiye ederim.

St. Paul yolu daha yabani.

İki rota genel olarak birbirine zıt. Frig’de neredeyse her gün köy odalarında soba yakarken, St. Paul’ün özellikle alçak kesimlerinde sıcaktan yanıyordum. Frig’de rotada azıcık yokuş olsa bile rotanın zorluk seviyesi yüksek gösterilirken, St Paul’de yolun hiç düz gittiği yoktu. Frig’de insanlar size yardım etmeye, konuşmaya çalışırken, St. Paul’den aklımda boş boş bakan insalar kaldı. İstisnalar tabiki var.

İki rotanın da işaretlemesini yeterli bulmadım. İşaretleri yola çıkılmasını tavsiye etmiyorum. GPS faydalı olacaktır. İstisna olarak St. Paul’ün teknik etaplarındaki işaretlemelerin gayet iyi olduğunu belirtmeliyim.

Frig Yolu’ndaki köy odaları, köy konakları ve Frig Evleri bir yürüyüş rotası için bulunmaz nimet. 12 günlük yürüyüşümün sadece üç gününde kendi çadırını kullandım. İyi bir planlama ile rotanın çadır ve kamp malzemesi taşınmadan yürünebileceğini düşünüyorum.

Düzlük olmasına rağmen Frig Yolu’nda şebeke bağlantı sorunu sık sık yaşanıyor. Şebeke olmayan köyler mevcut. St. Paul’de ise derin vadiler ve engebeli yapı nedeniyle şebeke sorunu yaşamak gayet normal ve kabul edilebilir bir durum.

St. Paul’de bakkal konusunda sorun yok. Frig Yolu’nda ise Kümbet – Doğuluşah arasında bakkal yok. Planlama yapıp, hazır bir şekilde yola çıkmak gerekiyor. Diğer yandan, yiyecek konusunda iki rotada da bölge insanından yardım isteyebilirsiniz.

Bitki örtüsü ve doğal yaşam St. Paul’de daha yoğun. Her iki rotada da yılan var. St. Paul’de kırkayak var. Muhtemelen çiyan ve akrep de vardır.

St. Paul Yolu sert, Frig Yolu ise genel olarak rahatça yürünebilecek bir rota.

St. Paul bir adım önde olmak üzere iki rotada da su sorunu yok.

Frig Yolu’nda benim haricimde üç yürüyüşçü ile karşılaşırken, St Paul’de benden başka yürüyüşçü yoktu.

Her iki rotada elektriğe erişim konusunda sorun yok. En kötü ihtimalle iki günde bir elektronik cihazlarımı şarj edebiliyordum.

Rotalarda malzeme seçimi üzerinde düşüncem;

Frig Yolu genelde düz ve zorluk seviyesi düşük bir rota. Ayakkabı tercih edilebilir. Ancak St. Paul için, bilek desteği iyi olan bir bot tercih edilmesini öneriyorum.

Özellikle St. Paul’de çalı, çırpı, diken bol. Ayrıca her iki rotada sabah çisesiyle ıslanan otlar nedeniyle de ayakkabılarınızın üzerinden sızan su ayaklarınızı ıslatabiliyor. Bu sorunları önlemenin en iyi yolu şort yerine pantolon tercih etmek. Ben pantolon giymeyi sevmesem de zaman zaman bu durumlar sinir bozucu oldu benim için.

Şapka ve güneş kremi bulundurmak gerekli.

St. Paul’de yürüyecekseniz yanınızda suya girmeye uygun şort yada mayo bulundurmalısınız (Yüzmek, serinlemek için).

Her iki rota için de yürüyüş süresince yanınıza en azından polar üst giysi, yağmurluk yada panço bulundurmalısınız. Uyku tulumu taşımalısınız.

Sorun yaşadığım kısımlar;

Sipahiler Köyü’nden sonra girilen dere hattında (kanyon desem de olur sanırım) çok tedirgin oldum. Nedeni ise; etap bir yürüyüş rotası için düşündüğümden daha teknikti. Bu kişisel bir durum. Bu rotaya girmemiş olsam da belki Yazılı Kanyon tedirgin edici gelecekti.

Denemeye fırsat bulamadan yola çıktığım botlarımın tabanı yürüyüşün ilk günlerinde itibaren açılmaya başladı. Neyse ki tamamen kopmadan yürüyüşümü bitirebildim. Mümkün olduğunca test edilmemiş malzeme ile yola çıkılmamalı. ( YDS – Kalahari Çöl Botu )

Eğirdir’den yürüyüşe başladıktan sonra çantamdaki bazı fazlalıkları kargo ile eve yollamak istedim ancak başaramadım. Sadece Sütçüler’de PTT şubesi vardı ve o da kapalıydı. Bu da demek oluyor ki rota boyunca malzeme desteği alma yada malzeme gönderme şansım yoktu.

Teşekkür;

Bu rotaların ortaya çıkartılmasına, hayata geçirilmesine, ayakta tutulmasına ve yürüyerek varlığını sürdürmesine katkı sağlayan, emek harcayan herkese teşekkürler. Bu yolların var olmasında, isimlerini bildiğimiz kadar, bilmediğimiz insanlar da olduğunu bildiğim için isim yazma gereği duymuyorum.

 

 

Likya Yolu

Malzeme Seçimim

Aşağıdaki listede bulunan * (yıldız) işaretleri, “yakınlarında” anlamını taşımaktadır.

1. Gün Ovacık – Faralya – Kabak – Alınca*

2. Gün Alınca* – Boğaziçi – Sidyma – Bel

3. Gün Bel – Belceğiz – Gavurağılı – Pydnai – Letoon – Kumluova*

4. Gün Kumluova* – Kınık – Xanthos – Çavdır – Çayköy – Üzümlü

5. Gün Üzümlü – Akbel – Delikkemer – Gelemiş (Patara)

6. Gün Gelemiş (Patara) – Yalı Burnu – Delikkemer – Kalkan*

7. Gün Kalkan* – Bezirgan – Sarıbelen – Gökçören

8. Gün Gökçeören – Çukurbağ

9. Gün Çukurbağ – Kaş – Çobanplajı

10. Gün Çobanplajı – Fakdere – Boğazcık – Apollonia – Aperlai – Üçağız*

11. Gün Üçağız* – Simena – Kapaklı – Andriake

12. Gün Andriake – Demre – Myra – Demre

13. Gün Demre – Myra – Belören – Alakilise*

14. Gün Alakilise* – Kırkmerdiven – Belos

15. Gün Belos – Finike – Mavikent

16. Gün Mavikent – Karaöz – Gelidonya Feneri

17. Gün Gelidonya Feneri – Adrasan*

18. Gün Adrasan* – Musa Dağı – Olympos – Çıralı

19. Gün Çıralı (Off Day)

20. Gün Yanartaş – Ulupınar – Yukarı Beycik*

21. Gün Yukarı Beycik* – Tahtalı Zirve – Yayla Kuzdere – Gedelme*

22. Gün Gedelme* – Göynük Yaylası – Göynük Kanyonu – Göynük*

23. Gün Göynük* – Hisarçandır

24. Gün Hisarçandır – Çitdibi – Geyikbayırı

Alternatif Rota Olympos – Çıralı – Maden Koyu – Tekirova – Phaselis – Çamyuva

OruxMaps’te harita kaydetmek ve rota takibi.

OruxMaps uygulamasini bir suredir aktif olarak kullaniyorum. Ilk olarak Likya Yolu oncesi denemis, ters bir durum karsisinda yedek GPS olarak kullanmayi planlamistim. Planima  gore rotayi saatimde kayitli olan .gpx verileri ile takip edecektim ancak yuruyusun ucuncu gununde saatim bozuldu ve rotayi takip edebilmek icin telefonumu yani OruxMaps’i kullanmaya basladim. Yolu da bu sekilde tamamladim. Daha sonra uygulamayi Kackarlarda trekking esnasinda kullandim. Sonuc olarak cok memnun kaldim. Likya Yolu plani yapmayanlara kotu gozle bakildigi su gunlerde de paylasmaya karar verdim.

Uygulama; bir bolgenin haritalarina bakmak, yerlesimleri gormek ve tesisleri gormek, konumunuzu belirlemek, hareketinize dair anlik verilerinizi gozlemlemek, var olan bir rotayi takip etmek, istediginiz bir rotayi kaydetmek gibi bircok ise yariyor. Benim ilgimi ceken ozelligi ise sundugu haritalarin istedigimiz bolumunu secerek indirebiliyor olusumuz. Bu sayede gidecegimiz bir bolgenin haritasini onceden indirerek aktivite esnasinda internet paketi yada gsm sebekesine ihtiyac duymaksizin etkinligimizi surdurebiliyoruz.

Ayrica mevcut haritalarda su kaynaklari, kamp alanlari gibi dogada ihtiyac duyabilecegimiz veriler de mevcut. Bunun icin gidecegimiz yere ait haritalari inceleyip, uygun olani kullanmaya karar vermemiz gerekiyor.

Ben bu yazimda OruxMaps’in iki temel fonksiyonundan bahsedecegim; online haritanin kayit edilerek offline olarak kullanilmasi ve onceden kayit edilen bir rotanin OruxMaps ile goruntulenmesi.

Ilkinden baslayalim. Uygulamayi actigimizda karsimiza soyle bir ekran geliyor.

image

1. Ust menunun saginda bulunan harita isaretine tiklayin. Harita Degistir / Online / Katmanlar / World / Topo4umaps ile topografik haritayi secin.

Ben hiking amacli veriye ihtiyac duydugum icin es yukselti egrileri; kamp, su, yerlesim gibi kritik noktalari iceren bu haritayi tercih ettim.

image

2. Kayit etmek istediginiz bolgeyi goruntuleyin. Mesela ben Likya Yolu’nun haritasini indirecegim icin Teke Yarimadasini buldum, goruntuledim.

image

3. Yukaridan harita isaretine tiklayin, “Harita Olusturucu” yu secin. Sizden iki nokta ile kaydetmek istediginizi bolgeyi secmenizi isteyecek, secin.

image

image

4. Onay isaretine tiklayin, baska menu gelecek. Burada butun katmanlari secin. Sectikce indirmeniz gereken veriye ait boyut size gosterilecek. Haritaya isim verin. Eksik pafta dilimleri … yazan bolumu isaretlemeyin. Indir’e tiklayin.

image

Indirme tamamlandi yazisini gorun.

image

Tamam dedikten sonra tekrar sag ustte bulunan harita isaretine tiklayin. Acilan menude sag ustten “Offline” i secin. Altinda sizin kaydettiginiz haritanin ismi gorunecektir. Secin ve ekranda haritanizi gorun.

image

Artik veriniz hazirdir. Haritanin guncellenmesi icin sebekeye ihtiyaciniz yok. Ucak modunda dahi kullanabilirsiniz. Konumunuzu gormek icin  GPS’i acmaniz yeterlidir. GPS’i actiginizda, cihaz uyduya baglandiktan sonra kendinizi ok isareti seklinde gorebilirsiniz.

image

Kullanim esnasinda uygulamayi surekli acik tutmaya gerek yok. Yururken tereddute dustugunuzde GPS i acip bakmak genelde yeterli oluyor. Kendinizi rota uzerinde gordukten sonra yurumeye, sapmissaniz rotaya ulasacak sekilde harekete devam edebilirsiniz.

GPS’e surekli bagli kalmak sarjinizi hizlica bitirecektir. Bu yuzden ozellikle Likya Yolu gibi isaretli parkurlarda surekli uygulamayi acik birakmak yerine tereddut ettigimizde uygulamayi acip rota olup olmadigimizi gormek daha iyi bir yontem.

Peki takip etmemiz gereken patika, yol haritamizda isaretlenmemis ise? Yada haritaya bakarak anlayamayacagimiz sekilde karmasik bir rota takip etmek gerekirse?

Bu durumda onceden kaydedilmis GPS kayitlarina ihtiyac duyariz. Bunlari internet ortamindan kolaylikla bulabilir. Ozellikle Wikiloc ile dunya uzerinde bir cok rotaya (bisiklet, offroad, yuruyus,…) ulasabiliriz. Bunlari indirerek OruxMaps ile goruntulemek mumkun.

Ben ornek olarak Istanbul Maratonu 2015 kayidimi kullanacagim. Bunu .gpx olarak telefonuma indirdim ve “Download” klasorunde oldugunu biliyorum.

OruxMaps ust menusunde bulunan yol isaretine tikliyoruz.

image

“KML/GPX dosyasi yukle” secenegini seciyoruz.

image

Karsimiza soyle bir menu gelecek ancak bu menude bizim .gpx dosyamiz olmayacaktir.

image

Verimizi gormenin iki yolu var. Ilki, verimizi burada belirtilen konuma tasimak. Ikincisi ise daha kolay; adres kismina tiklayarak verimizin oldugu yeri gosterebiliriz. Ben bu yolu tercih ederek Download klasorundeki verime ulastim. .gpx uzantili dosyama tiklayip goruntuleyebilirim.

image

Veriye tikladiginizda soyle bir ekranla karsilasirsiniz. Bu ekran rotayi ne sekilde takip etmek istediginiz ile ilgilidir. Ben rotayi daha az sarj harcamak icin zaman zaman kontrol ettigimden bu bolumu degistirmeden onayliyorum. Deneyerek size uygun olanini secebilirsiniz.

image

Yukaridaki islemden sonra “Tamam” butonuna tikladiktan rotamiz ekranda gorunecektir. Eger GPS acik ise kendi konumumuzu da haritamiz uzerinde gorecegiz.

image

image

Bu iki islem ile bilmedigimiz yerlerde rotada ilerleyebilir, rotadan saptigimizda farkedip geri donebilir yada alternatif dusunerek tekrar rotamiza girebiliriz.

GoPro Hero 2 Kırık Kapak Mandalı

Likya Yolu’na başlarken GoPro’mun kapağındaki kilit mandalında (parça İngilizcede “latch” olarak geçiyor) sorun olduğunu farketmiştim. Kırılmış olsa da kısmen destek sağlıyordu ancak su geçirmezliği konusunda tereddütlüydüm. Yağışlı havalarda sorun yaşamadan kullandım ancak hiç suya sokmadım. Hatta Likya dönüşü Kaçkarlara da bu kamera ile gittim.

IMG_20150914_142045.resized

Aklıma geldi, internette biraz araştırayım dedim. Beklediğim gibi aynı sorunu yaşayan başka insanlar da varmış. Hatta birisi sağlam bir teli bükerek su geçirmez kasanın çentiklerinden destek alacak şekilde tel mekanizma üretmiş.

Biraz daha araştırınca sorunu GoPro’ya mail yoluyla iletenlere yeni bir mandal gönderildiğindiğini öğrendim. Bunun üzerine ben de mail attım. Sorundan bahsettim ve kırık parçanın fotoğraflarını ekledim. Mail sayfasında fotoğraf ekleyebileceğim bir seçenek olmadığından da bunu dropbox heaabımdan link vererek yaptım.

IMG_20150914_141856.resized

24 saat içerisinde yanıt geldi. Bir link vererek adres formu doldurmamı, aynı adresi düzenli bir şekilde yazarak bu mail ı yanıtlamamı, ve şu iki soruyu cevaplayarak mühendislerine yardımcı olabileceğimi, yeni dizaynlarda yapılacak geliştirmelerde bu bilgilerin kullanılabileceğini belirttiler;

Mandalı kapağı açarken / kapatırken mi kırdınız yoksa bir darbe sonucunda mı kırıldı?

Eğer darbe sonucu kırıldıysa ne zaman, nerede ve nasıl bir aktivite yapıyordunuz?

Ek olarak kapağı kilitlemedem önce elimle kapağı sıkıştırıp sonrasında madalı kapatmamı tavsiye etmişler.

Mail ı, kırılmanın açıp kapama esnasında yada derba sonucunda olmadığını, uzun bir aradan sonra kamerayı elime aldığımda kırık olduğunu farkettiğimi, mandalı zaten belirttikleri şekilde kapatığımı ve benim tahminimin; kameranın uzun süre güneş altında kalması nedeniyle parçanın yıpranarak kırıldığını söyledim.

Ertesi gün verdiğim bilgilendirme için teşekkür ettikleri ve parçanın en kısa sürede gönderileceğini haber veren bir mail aldım. Peşinden ilk olarak müşteri memnuniyet anketi, sonrasında ürünün gönderildiğini belirten iki mail daha aldım.

17 Eylül’de kargoya verilen parça 22 Eylül’de bana ulaştı.

IMG_20150922_160938.resized

IMG_20150922_163219.resized

İETT ve Bisiklet ilişkisi

1271244_10201323376699760_339767785_o

Haftalar önce İETT şoförleri biletli yolcu olmama rağmen bisikletim için ekstra para talep etmiş, vermeyince de araca almamışlardı. Yaptığım şikayete cevap geldi. Problemi çözüme kavuşturmasa da birilerini rahatsız edecek gibi duruyor en azından.

Sayın OĞUZHAN TÜRK,
Kurumumuza yapmış olduğunuz başvurunuz incelenmiştir. İETT yönetim ve denetiminde çalıştırılmakta olan Özel Halk Otobüsleri ve İstanbul Otobüs A.Ş otobüslerinin taşımacıları çalışma yönergesi kapsamında hizmet vermeleri gerekmekte olup, görevini aksatan ve yönergemiz dahilinde gerektiği gibi hizmet vermeyen otobüsün taşımacısı hakkında yönergemiz dahilinde gerekli tahkikat başlatılmıştır. Bilgilerinize sunar, iyi günler dileriz.

Başvurunuz :
Merhabalar.
11 Haziran 2014 çarşamba günü bisikletimi yanıma alarak Şile İETT terminaline geldim ve bisikletli olduğumu, söküp küçülterek bagaja yerleştireceğimi, bu şekilde defalarca bu hatta bisikletimle yolculuk yaptığımı söyledim. Sorunsuz bir şekilde 11:15 otobüsüne biletimi aldım.
11:15 otobüsü geldiğinde bisikletimi yerleştirmem otobüs şoförü tarafından engellendi. Bisikletimi taşımam istemem durumumda kendisine “15 Türk Lirası” ücret ödememi istedi. Haksız olduğunu, bunun benim bagaj hakkım olduğunu, bisikleti sökerek yerleştireceğimi ve bunun kimseye zararı olmadığını söyledim. Sert bir dille reddetti. İETT ile iletişime geçeceğimi söylediğimde “Bunlar Özel Halk Otobüsü. Nereye şikayet edersen et!” cevabını aldım.
Bu durumun ardından bilet gişesine yönelip İETT ye ulaşabileceğim bir telefon numarası istedim. İETT ye bağlı otobüslerin biletlerini satan gişe görevlileri kendilerinde numara olmadığını söylediler ve durumumla hiç ilgilenmediler. Kendi bulduğum numaraları aradım ve anlık sonuç alamadım.
12:00 otobüsüne bilet aldım. Otobüs geldiğinde şoföre giderek biletli yolcu olduğumu, bisikletimi taşımak istediğimi ve bagajın müsait olduğunu söyledim. Bu şoför de benden bisiklet için “10 Türk Lirası” ücret talep etti. Haksız olduğunu söylediğimde “Senin bagajın normal değil, “LÜKS BAGAJ “” cevabını aldım. Ulaşımımı sağlamakta mecbur olduğum için kabul ettim ve otobüsteki muavine “10 Türk Lirası” ödemek zorunda kaldım.
Bu hatta daha önce defalarca bisikletimi taşıdım. Şile – Üsküdar seferini yapan otobüsler şehirlerarası otobüsler gibi büyük ve alt kısmı bagaj olan otobüslerdir. Bagajları hiçbir zaman dolu değildir. Bir bisikletin ön tekerini söktüğünüz zaman bisiklet bagaja dik olarak sığabilmekte ve az yer kaplamaktadır. Ne otobüse, ne diğer bagalara zarar vermemektedir.
Yaşadığım problem neticesinde şikayetlerim şunlardır.
1. Bomboş bagaja bile bisiklet koymam engellendi.
2. Çalışanlarınız keyfi olarak yolcudan ekstra para istemektedir. Bu durum normalmidir? Bu davranış yasalmıdır? Etikmidir? Onaylıyormusunuz?
3. Tek bagajım bisikletimdi ve “Lüks Bagaj” denilerek şoförün cebine para koymadan kabul edilmedi. Bisikletimdan daha hacimli bavullar otobüse sorunsuz yerleştirildi.
4. Bilet satış gişesi çalışanları ne yardımcı oldular, ne de bir yönlendirmede bulundular. Size ulaşabileceğim bir telefon numarası bile vermediler. çalışanlarınızın bilet satmak dışında sorun yaşayan yolculara da yardımcı olmaları gerekmez mi?
5. İETT ve Beyaz Masaya ulaştım ancak durumumla ilgili olumlu yada olumsuz bir anlık çözüm alamadım. Net cevap da alamadım. Yönlendirme de yapılamadı. Şikayet ettikten sonra yine birbaşıma kaldım.
Sorunum incelenip değerlendirildikten sonra olumlu yada olumsuz sonuç bana ve görevlilere bildirilirse bisikletliler ve çalışanlarınız bundan sonra nasıl hareket etmeleri gerektiğini anlamış olurlar.
Yolculardan keyfi ücret talep eden bu otobüs şoförleriyle iletişime geçmeniz hem sizin için, hem Şileye gelen yerli yabancı turistlerin refahı için hem de biz sporcuların aktivitelerine devam edebilmeleri için son derece önemlidir.
İLGİLİ İKİ OTOBÜSE AİT BİLGİLER AŞAĞIDADIR;
Şile Otobüs Terminali
Hat : Şile – Üsküdar
11 Haziran 2014 Çarşamba 11:15 otobüsü. PLAKA 34 YH 4358
11 Haziran 2014 Çarşamba 12:00 otobüsü. PLAKA 34 YH 0094
O?uzhan T?RK
0 554 XXX XX XX
?avu? Mh. XXXXXX Sk. ?lkü Apt.
Kat:X No:X žile / İSTANBUL

 

Ordu Samsun İzmir Turu – 8. Gün – SON (Tarihi Asansör, Bisiklet Gezintisi)

izmir 4

18 04 2014

Şu arka planda çaladursun.

Sabah 6′ da başlayan uyanma denemelerimiz 07:00’de evden çıkmamızla sonuçlandı. Cihad bizden bir önceki otobüse bindi, biz bir sonrakini bekledik. Maksure’yi Nergiz istasyonuna bıraktım. Bostanlı’ya doğru yürümeye başladığımda hafif yağmur atıştırıyordu. Bir anda yağmur bastırdı ve anında sırılsıklam oldum. Su geçirmez ceketimi giymeye fırsat bile bulamadım. Kaztüyü ceket de su alıp üzerime yapışınca iyice üşümeye başladım. Üstüne bir de yönümü kaybettim. Ellerim de ıslak olduğındam telefonumu kullanamadım. Tahmini olarak gidip bildiğim bir caddeye ulaştım. İlk olarak otobüs bürosuna giderek servis hakkında bilgi aldım. Yağmur durmasını beklemek için gördüğüm korunaklı yerlerde bekledim. Yağış hafifleyince Bostanlı iskelesine gittim. Buradan Konak’a geçerken aklıma bisiklet kiralamak geldi. Bu şekilde de gezebilirdim. Ayrıca sistemi test etmiş olurdum. Konak’ta vapurdan inince bisiklet kiralama çabalarım sonuçsuz kaldı. Billboard ta yer alan numaradan görevlilere ulaşarak yardım aldım. Yine halledemeyince görevli yollayacaklarını 15-30 dakika içinde yanıma ulaşacaklarını söylediler. Dedikleri gibi oldu. Sorunun çözümü kaba kuvvet kullanmakmış. Bisikleti alınca ilk olarak Konak Meydanına gittim.

DCIM100GOPRO

Oradan sola dönüp ara sokaklara girdim. İç taraftan pasaport civarlarına kadar gidip geri döndüm. Bu sırada sabahtan beri birşey yemediğimi unutmuş bulunmaktaydım. Konak civarında bir simitçiye asansöre nasıl gideceğimi sordum.

IMG_2837

Tarihi Asansör Konak Meydanında yaklaşık 1,5 kilometre güneybatıda diğer bir değişle üçkuyular yönünde bulunuyor.  Asansör sokağına girmek için tabelayı görünce sağa dönüyorsunuz. Burada güzel bir sokak var. Dar sokaktan ilerlediğiniz asansör karşınıza çıkıyor.

GOPR2739.MP4_000339472

Asansöre varıp fotoğraf çekmeye çalıştığım sırada güvenlik görevlisi yukarıya bisiklet ile çıkabileceğimi söyledi.

GOPR2739.MP4_000360960

Asansöre binip, çıkmaya başladığımda çok güzel bir müzik çalmaya başladı. Bu esnada asansör yükseldikçe eski İzmir fotoğrafları yukarıdan aşağıya akmaktaydı. Müthiş bir uyum!

GOPR2739.MP4_000382632

Bu müziği ve sanatçıyı daha sonra buldum. Turla ilgili en büyük pişmanlığım bu sanatçıyı tanımadan yaşadığı çevreyi gezmiş olmam, evinin önünden geçmem, müziğini dinlemem…

Bisikletle yukarıya çıktım ve fotoğraf ve videolar çektim. Öylece durup şehri izledim. Bir süre sonra yine asansör ile indim. Urla’ya giderken gördüğüm “Fuji” bayrağının peşine düştüm ancak bulamadım. Öncek Konak Meydanına, oradan Pasaport’a sonrasında Alsancak’a geçtim. Bu sırada hala aç olduğumu hatırladım ve sahilden içeri girerek pastane buldum. İki boyoz, bir tane de zeytinli poğaça aldım. Bunları yiyerek sahilde dolaştım. Bu sırada fotoğraf ve videolar çektim.

DCIM100GOPRO

Servis saatim olan 12:30’a bir saat kalması nedeniyle bisikleti teslim edip vapurla Bostanlı’ya gitmem gerekiyordu. Pasaport’taki bir sonraki vapurun 12:00’de olduğunu farkettim. Hızlıca Konak iskelesine geçtim. Bisikleti teslim ederken yine sorun yaşadım. Telefon ile yarım alarak -yine kaba kuvvet kullarak- bisikletin iadesini sağladım ve vapura geçtim. İskeleye girdiğimde Bostanlı vapurunun yine 12:00’de olduğunu, Karşıyaka’ya ise 11:40 vapuru olduğunu öğrendim. Hemen vapura bindim ve Karşıyaka’ya geçtim. Stresli bir yürüyüş ile bilet satış ofisine ulaştım. Servis aracına bindim ve otogara döndüm.

Otobüs yolculuğu süresince önceki otostop turunda saatlerce beklediğimiz noktaları gördüm. Turgutlu, Salihli, Uşak, Merzifon…

Günlerin yorgunluğuyla rahat bir yolculuk yaptım. Daha uzun sanıyordum ancak İstanbul – Trabzon seferinden yaklaşık iki saat uzun bir yolculuk oldu. Sabah Trabzon’a vardığımda unutkanlığımın etkisiyle otobüste içinde dergi, haritalar, bisiklet malzemeleri olan poşetimi unuttum. (Önceki otostop turunda da çakımı kaybetmiştim.)

Benim için bir tur da böyle son bulmuştum ama poşetin macerası devam etti. Kendinden dinleyelim.

“Sahip beni otobüste unuttu. Rize’ye gittik. Dönüşte otogarda inecektim ama uyuyakalınca Trabzon’u kaçırdım. Uyandırmadılar da. Sabah gözümü açtığımda Adana’ya gelmiştim. Adana harika bir şehir. Burada bana dediklerine göre tekrar Rize’ye dönecektik. Dönüşte sahip otogara gelip beni aldı ve benim tur da bitti. Ama iyi gezdim bedavadan.”

Asansörde çalan şarkıya ve söyleyen sanatçıya gelince. Dario Moreno. Şarkı bu yazının başında mevcut. Asansöre çıkan güzel sokak Dario Moreno sokağıdır. Burada Dario Moreno’nun evi bulunmaktadır. Malesef ben bunları bilmeden geçip gittim o sokaktan.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dario_Moreno

asansorpan

 

Ordu Samsun İzmir Turu – 7. Gün (Kemeraltı, Kordon, Adnan Saygun)

Izmır 3

17 04 2014

Gece 02:00’ye kadar fotoğraflara ve videolara bakmıştım. Geç uyumama rağmen uykumu düzene sokabildiğim için sabah erken vakitlerde birkaç kere uyandım. Ancak uyku tatlı geldi ve kalkmadım. Son olarak 09:00 gibi uyandık. Kesin bilgi. Acele etmeden hazırlanıp çıktık. Otobüs ile Bostanlı’ya gidip oradan vapur ile Konak’a geçtiğimizde saat 12’yi bulmuştu. İlk olarak konak meydanına gittik. Kahvaltı yapmak için pastane ararken Kemeraltına girmeye karar verdik. Kemeraltına girince rastgele gezmeye başladık.

GOPR2652.MP4_000005588Dönüşte ise Maksure’ye ayakkabı bakmak için birkaç dükkana uğradık. Gezerken dün arayıp bulamadığımız bozacıyı bulduk. Tadını bilmediğimiz için tek bardak aldık ve içine tarçın da koydurduk. İyi ki de öyle yapmışız. Maksure ilk yudumdan sonrasını içemedi. Ben de bardağı bitirmek için baya zorladım. Tadı kötü değil, iyi ise de değil. Garip bir tadı var.

GOPR2653.MP4_000018268Bozadan sonra Decathlon’a gitmeye sonrasında tekrar kemeraltına gelip, asansöre geçip, oradan da AASSM’ye geçmeyi planlıyorduk. İZBAN ile Decathlon’a gittik ancak çok oyalandık. Çıkışta da kahve içmek için başka biryere girdik. Dönüşte İZBAN’a bineceğimiz sırada AVM içerisinde patenci küçük arkadaşları gördük ve konuştuk. Muhabbetimiz trende de devam etti.

GOPR2657.MP4_000120220Trenden Alsancak istasyonunda indik. Kordon boyunca yürüyerek Konağa devam ettik.

IMG_2784Pasaport civarında Cihad arayınca kalan gezi planımızı iptal edip “kumru” yemeye gittik. Biz yemeği beklerken Maksure Kemeraltından süs eşyası aldı. 19:30’da konsere yetişmek için hızlıca ayrıldık mekandan. Adnan Saygun’a giden otobüsü sorduk ve AASSM’ye geçtik. Şans eseri Sercan’da aynı otobüsteymiş. Salon doluydu. İstanbul konseri kadar olmasa da çok güzel bir konser izledim yine.

IMG_2791Çıkışta imza almak ve fotoğraf çekinmek için şansımızı denedik ancak başaramadık. Çıkşta önce otobüs ile Konak’a ardından vapurla Bostanlı’ya sonrasında otobüs ile Yamaçevler’e gittik. Eve varınca oturup sohbet ettik. Dördümüz birlikte hatıra fotoğrafı çekindik.

IMG_2794

IMG_2798Sabah Maksure’nin uçağı olduğu için 12:00 gibi yattık. Ve benim #denişik planlarım.